Ara

GECE VARDİYASI SONRASI TAŞRADA SOKAKLAR TAŞARKEN

YAYINLAMA:

Gece giderek aydınlanıyor.

Karanlığın çöktüğü, yağmurun milleti sırılsıklam kıldığı bir Manisa gecesinde hayat akıp gidiyor damladan hızlıca.

Sokakların ortasında her telden insan var.

Akmescit’ten başlayan kalabalıklar Sultan Cami’nin sonuna kadar gidiyor. 

Sanki günün en renkli saati. Kıraathaneler tıklım tıklım, kokoreççilerde oturacak masa yok..

Kim bu insanlar?

Pek çoğu buralı… Manisalı.

Gel gelelim Muş’un ortasından, Bitlis’in yanından, Sındırgı’nın kenarından da epeyce gelen insan var buraya. Toplanmışlar ve baya kalabalıklaşmışlar. 

Ekmek derdi. Ailelerini geçindirmek, namuslarıyla evlerine az da olsa biraz para getirebilmek.

Çalışmak…

Çalışmanın getirdiği o hisle kaldırımları doldurup taşırmışlar.

Vardiya saatlerini bekliyorlar. 

Sokaklar cıvıl cıvıl… Kimi eşini bekliyor, kimi arkadaşını, kimi annesini…

Kimi de kimseyi beklemiyor kendisinden başka!

Vardiya saatini beklerken kiminin elleri cebinde. Üşüyor. 

Kiminin eli telefonunda. Bir sonraki ay ödeyeceği kredi kartı borcuyla dertlenmiş.

Kimisi de öylece tüttürüp gökyüzüne bakıyor. Yarınını ve yarınlarını düşünüyor. Çünkü 2 ay sonra dedesinin ismini koyduğu evladı geliyor…

Herkesin derdi başka. Hepsi aynı şehirden geçiyor, aynı sokaklarda dolaşıyor,  duraklarda denk geliyorlar.

Duraklar mı? Gri ve soğuk o duraklar…

O durakların dili olsa da bir konuşsa. Hangi bekleyişleri yaşamış ve hatırlıyor kim bilir? Hangi işçiyi yağmurdan korudu? Hangi işçinin bir arkadaşıyla olan sohbetine tanıklık etti?

Servis araçları geliyor.

Fıs fıs fısss…

Jenerik temaları yıllardan beri aynı. Hiç değişmez.

Sonra o  kalabalık yarı sıralı, yarı sırasız bir şekilde araçlara biniyor.

Başlıyor yolculukları, başlıyor mesaileri.

Bu hikayeye sahip binlerce insan yaşıyor bu şehrin sokaklarında.

Sırtını Spil’e yaslamış, Gediz ovasına bakan ve bu toprakların havasından, suyundan beslenen binlerce insanın bir hikayesi var burada.

Taşrada hayat akıp giderken yanı başınızda sessizce giden insanlara bir bakın hele!

 

İşte bazen bir tarım kenti, bazen bir sanayi kenti dediğimiz Manisa ilimizin bir hikayesi bu. O insanların hikayesi bu şehrin, bu şehrin hikayesi ise onların hikayesi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *