İyilik Neden Sessiz , Kötülük Neden Bu Kadar Gürültülü
Televizyonu açıyoruz…
Bir şiddet haberi.
Sosyal medyaya bakıyoruz…
Bir kavga, bir hakaret, bir linç .
Gazete sayfalarını çeviriyoruz…
Bir haksızlık , bir adaletsizlik.
Sonra içimizden aynı cümleyi geçiriyoruz : “ Dünya gerçekten bu kadar kötü bir yer mi oldu?”
Belki de sorun dünyanın kötüleşmesi değil. Kötülüğün sesinin çok çıkması . Çünkü iyilik çoğu zaman sessizdir.
Bir öğretmeni düşünün…
Ders saati bitmiş, herkes evine gitmiş ama o hala sınıfta. Bir öğrencisinin anlamadığı konuyu bir kez daha anlatıyor. Bunu kimse görmez, kimse haber yapmaz. Ama o emek bir çocuğun hayatını değiştirebilir.
Bir annenin gecesini düşünün…
Herkes uyumuş, saat belki gece üç. Ama o , ateşi çıkan çocuğunun başında sabaha kadar bekliyor. Bunu da kimse görmez. Ama dünyanın en büyük fedakarlıklarından biridir.
Bir doktoru düşünün…
Yoğun bir nöbetten çıkmış, saatlerdir ayakta. Yorgun ama yine de hastasının başında biraz daha duruyor, bir kez daha kontrol ediyor. Belki bir hastanın hayatını kurtarıyor ama yine de duyulmuyor. Sadece görevini yapmış sayılıyor. Tersi bir durumun sonuçları ise herkesçe konuşuluyor.
Bir komşuyu düşünün…
Apartmanda yaşlı bir teyzenin alışveriş poşetlerini taşıyan birini. Kimse alkışlamaz , kimse fotoğraf çekmez. Ama o küçük hareket bir insanın hayatını güzelleştiriyor.
İyilik çoğu zaman böyle yaşanır. Sessizce… Gösterişsizce …
İyilik bağırmaz…
Kendini göstermez…
duyulmak gibi bir derdi yoktur.
Ama kötülük öyle değildir.
Kötülük gürültülüdür.
Bağırır.
Kırar.
Döker.
Ve herkes onu duyar.
Bir kavga yüzlerce kişinin dikkatini çeker.
Bir hakaret saniyeler içinde yayılır.
Bir şiddet olayı günlerce konuşulur.
Bu yüzden kötülük dünyada daha fazla gibi görülür.
Oysa dikkatle baktığımızda hayatın içinde hala sayısız iyilik olduğunu görürüz.
Otobüste yer veren bir gençte, yolda düşen birini kaldıran bir yabancıda, zor durumda olana sessizce yardım eden bir insanda…
Bir öğretmenin sabrında…
Bir annenin merhametinde…
Bir arkadaşın sadakatinde…
Bunların hiçbiri duyulmaz. Ama hayatı ayakta tutan şey tam da bunlardır.
Kötülük gürültü çıkarabilir. Bağırabilir, kırabilir, yakabilir… Ve o gürültü hepimize dünyanın kötü bir yer olduğunu düşündürebilir. Ama dünyayı ayakta tutan şey her zaman iyiliğin sessiz gücü olmuştur. Her gün fark edilmeden yapılan küçücük iyilikler , hayatı yaşanabilir kılan kocaman güce dönüşür.
Her şey, herkes kötü diye hayıflanmak yerine iyi olanı görebilmekle başlayalım umut etmeye. Domino taşları etkisi misali iyiliği bulaştıralım önce kendimize sonra tüm çevremize.
Ve kendimize dönüp şunu soralım: kötülüğün gürültüsünü konuşmaya devam mı edeceğim yoksa iyiliğin sesini biraz daha yükseltmeye mi çalışacağım?
Unutmayalım ki; kötülük ne kadar bağırırsa bağırsın , insanlığı ayakta tutan şey iyiliğin sessiz gücüdür.