Ara

Yeniden Başla: Martın Fısıldadıkları

YAYINLAMA:

Mart ayı her yıl sanki aynı şeyi fısıldar bize: “ Yeniden Başla”.

Kışın ağırlığı yavaş yavaş omuzlarımızdan inerken, doğa gibi biz de içimizde birşeyleri canlandırırız. Sanki zorlu bir dönemden çıkmışızda, üstümüz başımız hala biraz dağınık, biraz yorgun gibidir. Ama tam da bu haliyle ,toparlanmanın ve yeniden başlamanın eşiğindeyizdir.

İşte bu yüzden Mart sadece bir ay değildir ; kadın gücünün, dayanışmanın, sağlığın ve baharın aynı anda filizlendiği, insana hem kendini hem de hayatı yeniden hatırlatan bir zaman dilimidir.

Kadın gücüyle başlayalım…

Aslında çok büyük laflara gerek yok…

Sabah kalkıp, içinden hiç gelmese bile hayatın devamını sağlamak; yorulup yine devam etmek, kırılıp yine toparlanmak… Bazen susarak, bazen de”yeter” diyebilmeyi öğrenerek ilerlemek.

Bu güç bir güne sığmayacak kadar büyük. Çoğu zaman görünmeyen, dile getirilmeyen ama her gün yaşanan bir gerçek. Bir kadının hayatın içinde dimdik durması, yorulsa da vazgeçmemesi…

8 Mart’a hatırlıyoruz çoğu zaman ama aslında kadın olmak her gün yeniden ayağa kalkmaktır. Bazen bir annenin sabrın da , bazen bir çalışanın direncinde bazen de tek başına hayata tutunan bir kadının sessiz  mücadelesinde saklıdır o güç. Gürültülü değildir ama çok derindir; gösterişli değildir ama dönüştürücüdür.

Kadın gücü biraz da bu; kimse görmese de vazgeçmemek. 

Bir de sağlık meselesi var; en çok ihmal ettiğimiz…

Herkese yetişmeye çalışırken , kendimizi en sona bıraktığımız. Biraz daha dayanırım dediğimiz…

 Mart’ın bize  en net hatırlattığı şeylerden biri, sağlık. Kış boyunca ihmal ettiğimiz bedenimiz, yorgun ruhumuz bu ayda”beni de duy” der.

Bir yürüyüş, derin bir nefes, biraz durmak…

 Temiz hava, hareket, biraz daha özen…

Çünkü güçlü olmanın ilk şartı sağlıklı olmaktır. Kendine iyi bakmak bencillik değil,  sorumluluktur.

Ve bahar…

En çok içimize dokunan kısmı…

Belki de en çok ona tutunuruz. Ağaçların çiçek açması sadece doğanın değil, umudun da geri dönüşüdür. “Her şey bitti” dediğimiz yerde bile yeniden başlayabileceğimizi hatırlatır. Sanki her şey yeniden mümkünmüş gibi. İçimizde kalan kırgınlıklar, yorgunluklar, hayal kırıklıkları… Hepsi yavaş yavaş yerini yeni bir nefese, umuda  bırakır.

Bir de dayanışma…

Belki de en çok ihtiyacımız olan …

 Mart’ı gerçekten anlamlı kılan şey dayanışmadır. Kadın kadının yurdu olduğunda, insanlar birbirine omuz verdiginde hayat biraz daha katlanılır olur. Birinin elini tutmak, birine”yanındayım” demek bazen en büyük iyileştiricidir. Çünkü insan en çok başka bir insanla güçlenir.

Şimdi Mart bitiyor…

Ama bize bıraktıkları kalmalı…

Kendimize daha şefkatli olmak,

Birbirimize daha sıkı sarılmak, 

Sağlığımızı ertelememek, 

Ve en önemlisi…

Yeniden başlayabileceğimizi unutmamak.

Çünkü günler geçer, aylar geçer…

Ama hissettirdikleri biz de kalır…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *