Çocukların Hayali, Büyüklerin Beklentisi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Çocuklarımızın geleceğini düşünmek elbette hepimizin en doğal duygusu. Onların iyi bir eğitim almasını, istedikleri yerlere gelmesini, ayaklarının üzerinde durmasını istiyoruz. Bunun için elimizden geleni yapıyoruz.

Ama bazen iyi niyetle yaptığımız bir şeyin, çocuklarımızın omuzlarında ağır bir yüke dönüşebildiğini fark etmiyoruz.

Bir çocuğa sürekli “Daha iyisini yapmalısın” dediğimizde, bir süre sonra yaptığı hiçbir şeyin yeterli olmadığını düşünmeye başlayabiliyor. Oysa belki o çocuk zaten elinden gelenin en iyisini yapıyordur.

Her çocuğun yolu aynı değil. Kiminin matematiği iyidir, kiminin kelimelerle arası. Kimi sahnede parlar, kimi bir hayvanın başını okşarken bambaşka bir dünyaya girer. Kimi çok konuşur, kimi sessizce gözlemler.

Bizim görevimiz onların hayatını kendi beklentilerimize göre şekillendirmek değil; kendilerini keşfetmelerine eşlik etmek.

Bu yüzden okulun ilk günlerinde çocuklara sadece “Başarılı ol” demek yerine, “Mutlu ol, merak et, arkadaş edin, öğren, hata yapmaktan korkma” diyebilsek keşke.

Çünkü bir çocuğun hayatındaki en önemli başarı, her zaman en yüksek not olmayabilir. Bazen başarısız olduğu bir sınavdan sonra yeniden denemektir. Bazen arkadaşına yardım etmektir. Bazen korktuğu halde sınıfta söz almaktır. Bazen de kimsenin görmediği bir iyiliği yapıp yoluna devam etmektir.

Anne babalara da bu yeni dönemde küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Çocuklarımızın yanında olalım ama onların yerine yaşamayalım.

Onların sınavı bizim sınavımız, onların notu bizim başarımız, onların geleceği bizim yarım kalmış hayallerimizin devamı olmasın.

Bırakalım biraz da çocuklar çocuk olsun.

Okul çantalarını heyecanla hazırlasınlar, teneffüsleri beklesinler, arkadaşlarıyla gülsünler, bazen hata yapsınlar, bazen dağıtsınlar, sonra yeniden toparlansınlar.

Çünkü yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda hatırlayacakları şey sadece hangi sınavdan kaç aldıkları olmayacak.

Belki bir sabah annelerinin kapıda “Hadi bakalım, güzel bir gün olsun” deyişini hatırlayacaklar.

Belki babalarının okul yolunda söylediği bir cümleyi…

Belki ilk arkadaşlarını, ilk öğretmenlerini, ilk heyecanlarını…

İşte yeni bir eğitim yılının gerçek başlangıcı da burada.

Çocuklarımızın elinden tutalım ama ellerini fazla sıkmadan.

Onlara yol gösterelim ama yollarını biz seçmeden.

Beklentilerimizi değil, umutlarımızı taşıyalım.

Çünkü her çocuğun içinde kendi hikâyesini yazabilecek kadar güzel bir dünya var.

Bize düşen, o dünyaya biraz güvenmek.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız