Mikrodalga fırınların kanser yaptığı, yiyecekleri “radyasyonlu” hale getirdiği ve besin değerini tamamen yok ettiği yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Muhammed Keskin, mikrodalgaların çalışma prensibini anlatarak en büyük riskin cihazın kendisinden çok yanlış kullanım biçimlerinden kaynaklandığını açıkladı.
Keskin, mikrodalga fırınların iyonlaştırıcı radyasyon kullanmadığını vurguladı. Kaynakta aktarılan FDA değerlendirmesinde de standartlara uygun ve üretici talimatlarına göre kullanılan mikrodalga fırınların güvenli olduğu belirtildi.
Mikrodalgaların radyasyon türü açıklandı
Mikrodalga fırınlar, elektrik enerjisini elektromanyetik dalgalara dönüştürerek yiyeceklerdeki özellikle su moleküllerinin hareketini artırıyor. Ortaya çıkan ısı da yemeğin ısınmasını sağlıyor.
Keskin, bu dalgaların X ışınları ve gama ışınları gibi iyonlaştırıcı radyasyondan farklı olduğunu belirtti. Bu nedenle mikrodalgada ısıtılan yiyecek radyoaktif hale gelmiyor.
Kanser iddiasına açıklık getirildi
Keskin, mikrodalgaların iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı olmadığını ve bu nedenle kanser yapıcı dalgalarla aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
FDA bilgisine göre de standartlara uygun kullanılan mikrodalga fırınların yiyecekleri radyoaktif hale getirdiğine ilişkin bilimsel bir dayanak bulunmuyor.
Yemeğin her noktası aynı anda ısınmadı
Mikrodalga fırınlarla ilgili yaygın inanışlardan biri de yemeğin içten dışa doğru ısındığı yönünde.
Keskin, mikrodalga enerjisinin yiyeceğin belirli bir derinliğine nüfuz ettiğini, daha iç bölümlerin ise ısının iletilmesiyle sıcak hale geldiğini anlattı.
Bu nedenle tabağın bir bölümü çok sıcak olurken başka bir bölümü yeterince ısınmayabiliyor.
Eşit olmayan ısıtma gıda güvenliğini etkiledi
Mikrodalgada özellikle et ve benzeri hayvansal ürünler hazırlanırken yemeğin tamamının yeterli sıcaklığa ulaşması önem taşıyor.
Keskin, yiyeceklerin karıştırılmasını veya çevrilmesini ve ısıtma işlemi bittikten sonra kısa süre bekletilmesini önerdi.
Vitamin kaybı iddiası karşılık bulmadı
Mikrodalga kullanımının yiyeceklerdeki vitaminleri tamamen yok ettiği yönündeki görüş de Keskin’in ele aldığı başlıklardan biri oldu.
Pişirme sırasında besin öğelerinde kayıp yalnızca mikrodalgaya özgü değil. Isı, pişirme süresi ve kullanılan su miktarı birçok yöntemde besin değerini etkileyebiliyor.
FDA değerlendirmesinde, mikrodalgada pişirmenin besin değerini geleneksel yöntemlerden daha fazla azaltmadığı, kısa süre ve daha az su kullanımı nedeniyle bazı besin öğelerinin daha iyi korunabildiği belirtildi.
Asıl dikkat plastik kaplara çekildi
Keskin’in en fazla üzerinde durduğu konulardan biri mikrodalgada kullanılan kaplar oldu.
Mikrodalgaya uygunluğu belirtilmeyen plastik kaplar yerine cam veya uygun seramik kapların tercih edilmesi önerildi. Yoğurt kabı, paket servis kutusu veya mikrodalga kullanımına uygunluğu belirtilmeyen plastiklerin cihaz içinde kullanılmaması gerektiği vurgulandı.
Her plastik kabın aynı olmadığı da belirtildi. Mikrodalga kullanımına özel üretilen ve bu şekilde etiketlenen ürünler kullanılabilirken, rastgele plastik kapların tercih edilmemesi gerektiği ifade edildi.
Streç film kullanımına da dikkat çekildi
Yiyeceklerin üzerini kapatmak için kullanılan streç filmin de mikrodalga kullanımına uygun olması gerektiği belirtildi.
Mikrodalgaya uygun streç film kullanılması halinde bile ürünün doğrudan yiyecekle temas ettirilmemesi önerildi.
Güvenli kullanım öne çıktı
Keskin’in değerlendirmesine göre mikrodalga fırını tamamen hayatın dışına çıkarmayı gerektiren bir durum bulunmuyor.
Asıl dikkat edilmesi gereken noktalar; uygun kap kullanmak, yemeğin her tarafını yeterince ısıtmak ve kapağı ya da gövdesi hasarlı cihazları kullanmamak oldu.
Böylece mikrodalga fırınlarla ilgili asıl tartışma radyasyondan çok doğru kullanım ve gıda güvenliği üzerinde toplandı.