Çocuklarımızı Nerede Kaybediyoruz? 1. Bölüm

YAYINLAMA:

Bu hafta Turgutlu’da yaşanan ve hepimizi derinden sarsan olayla birlikte yine aynı sorunun karşısında kaldık: Çocuklarımız nasıl oluyor da öfkeyi konuşmak yerine şiddete, kırgınlığı çözmek yerine intikama dönüştürebiliyor?

Bir okulun önünde 15 yaşındaki bir çocuğun silahla ateş açması ve 11 öğrencinin yaralanması, yalnızca bir adli olay olarak geçiştirilemeyecek kadar ağır. Olayın nasıl geliştiğine dair soruşturma devam ederken, çeşitli haberlerde bir gün önce yaşanan kavga ve akranlar arasındaki sorunlardan söz ediliyor. Bunların olayda ne ölçüde etkili olduğunu elbette soruşturmanın sonucuyla öğreneceğiz.

Ama bildiğimiz başka bir şey var: Çocuklarımız çok hızlı büyüyor ve onların dünyası bizim çocukluğumuzdan çok farklı.

Bugün bir çocuk, birkaç dakika içinde dünyanın en güzel bilgisine de ulaşabiliyor, hiç karşılaşmaması gereken görüntülere de. Eğitici bir içeriğe de ulaşabiliyor, şiddeti özendiren görüntülere de. Arkadaşlarıyla oyun oynayabiliyor ama bazı oyunlarda şiddeti eğlencenin bir parçası olarak da görebiliyor. Sosyal medyada kendini ifade edebiliyor ama aynı zamanda hakaretin, zorbalığın ve aşağılamanın normalleştirildiği bir ortamın içinde kalabiliyor.

Uyuşturucu ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler konusunda da çocukların korunması gereken bir dünya var. Burada mesele yalnızca “Çocuğum kullanıyor mu?” diye sormak değil. Çocuğun kimlerle görüştüğünü, nerelerde zaman geçirdiğini, internette ne gördüğünü, neye özendiğini, hangi davranışları normal kabul etmeye başladığını fark edebilmek.

Çünkü çocuklarımızın karşısındaki tehlikeler artık yalnızca sokakta değil. Telefonun ekranında, oyunların içinde, sosyal medya hesaplarında, arkadaş gruplarında ve bazen bizim hiç fark etmediğimiz küçük davranışların arasında.

Ve burada yalnızca anne babalara işaret etmek de kolaycılık olur. Aile önemli ama tek başına yeterli değil. Okulun, öğretmenin, rehberlik servislerinin, arkadaş çevresinin, sosyal medyanın, devletin ve toplumun da sorumluluğu var.

Çünkü bir çocuğun hayatına dokunan herkes, aslında onun geleceğine de dokunuyor.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız