Manisa
Kapalı
weather
12°

ÇOCUKLARIN CANI EN SON NE ZAMAN SIKILDI?

Bir çocuğun canı sıkılırsa ne yapar?

Eskiden bu sorunun cevabı çok uzundu. Bir arkadaşının kapısını çalardı, sokağa çıkardı, evdeki eşyalarla kendine bir oyun bulurdu. Bazen hiçbir şey yapmadan oturur, bazen de annesinin “Bir rahat dur artık!” diyeceği kadar hareketlenirdi.

Şimdi ise çoğu zaman cevap tek bir hareketten ibaret: Telefonu eline almak.

Beklerken telefon, yemek yerken telefon, yolculukta telefon… Birkaç dakikalık boşluk bile hemen dolduruluyor. Sanki insanın hiçbir şey yapmadan durmaya hakkı yokmuş gibi.

Oysa çocukluk biraz da can sıkıntısından doğan hayaller değil miydi? Bir karton kutunun arabaya, birkaç sandalyenin eve, sıradan bir öğleden sonranın unutulmaz bir maceraya dönüşmesi…

Bugün çocuklarımızın önünde geçmişte bizim sahip olmadığımız kadar geniş bir dünya var. İstedikleri bilgiye ulaşabiliyor, farklı kültürleri tanıyabiliyor, yeni şeyler öğrenebiliyorlar. Teknolojinin sunduğu imkânları yok saymak mümkün değil.

Ama aynı dünyanın içinde, çocukların yaşlarına uygun olmayan içerikler, başkalarıyla kıyaslanma duygusu ve farkında olmadan saatlerini geçirdikleri uygulamalar da var.

Tam da bu nedenle çocukların sosyal medya kullanımıyla ilgili yeni düzenlemeler gündeme geliyor. Türkiye’de 15 yaş altına yönelik sosyal medya kısıtlamasının kasım ayında yürürlüğe girecek olması da bu tartışmanın bir parçası.

Ancak mesele yalnızca bir hesabın açılıp açılamaması değil.

Bir çocuğun telefonunu elinden aldığımızda yerine ne koyabiliyoruz? Birlikte geçirilen zaman mı, arkadaşlarıyla buluşabileceği güvenli alanlar mı, spor mu, kitap mı, yoksa yine aynı cümle mi: “Git, odanda otur.”

Çocukların hayatından bir şeyi çıkarmak kolay olabilir. Önemli olan, o boşluğu neyle dolduracağımızı da düşünmek.

Belki de kendimize şu soruyu sormalıyız: Çocuklarımız ekranlara bu kadar yönelirken biz onlara ekranın dışında nasıl bir hayat sunuyoruz?

Çünkü çocukların yalnızca korunmaya değil, keşfetmeye de ihtiyacı var. Bazen bir çocuğun canının sıkılmasına izin vermek, ona kendi dünyasını kurabilmesi için alan açmaktır.

Ve belki de kaybettiğimizi düşündüğümüz çocukluğun bir kısmı, hâlâ onlara açacağımız o küçücük boşlukta bizi bekliyordur.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız