Milli Mücadele yıllarında Demirci ve çevresinde verdikleri büyük mücadeleyle halkın hafızalarına kazınan Demirci Akıncılarından Gördesli Makbule ve Usturumcalı Halil Efe’nin anısını yaşatmak amacıyla Demirci Sarıçayır Akıncılar Anıtı’nda yaptırılan anıt mezar düzenlenenaçıldı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Demirci Belediyesi ve Demirci Akıncıları Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen anıt mezarın açılışında, Milli Mücadele kahramanlarının bağımsızlık uğruna ortaya koyduğu fedakârlıklar bir kez daha hatırlatıldı.Açılış konuşmasında Demirci Akıncılarının bağımsızlık mücadelesindeki eşsiz rolüne dikkat çeken Kaymakam Fatih Bayram, “Bu topraklar, kahraman ecdadımızın fedakârlıklarıyla vatan olmuştur. Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey’in makamında görev yapmaktan onur duyuyorum.” ifadelerini kullandı.Yapılan konuşmaların ardından anıt mezarın açılışı gerçekleştirildi. Katılımcılar kahraman ecdadı dualarla anarken, program anıt alanının gezilmesi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Anıt mezarın açılış törenine Kaymakam Fatih Bayram, Belediye Başkanı Erkan Kara, Demirci Akıncıları Derneği Başkanı Hüseyin Kıncı, Pınar Ayhan, Dr. Serra Menekay, Ahmet Yavuz, Dr. Selim Erdoğan, Hakan Evrensel, kurum amirleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

GÖRDESLİ MAKBULE VE HALİL EFE’NİN HİKÂYESİ
Yıl 1921. Gördesli Makbule ile Usturumcalı Halil Efe henüz iki aylık evliyken, işgal kapılarına dayandı. Halil Efe vatanı savunmak için dağlara çıkmaya karar verdiğinde, Makbule gelinliğini çıkardı, saçlarını kesti ve erkek kıyafetleri giyerek eşinin yanına koştu: "Sen nereye, ben oraya!" Aylar boyu dondurucu soğukta, sarp kayalıklarda omuz omuza savaştılar. Genç kadın, at sırtında elinde tüfeğiyle müfrezenin en ön safında çarpışıyordu. Ancak 17 Mart 1922'de, Kocayayla baskınında hain bir kurşun Makbule’yi buldu. Henüz 21 yaşındaki eşini kollarında şehit veren Halil Efe’nin dünyası yıkıldı. Aşkı amansız bir intikam ateşine dönüştü ve "Makbule'm!" diyerek düşmanın üzerine yürüdü. Bu büyük aşkın dünyadaki ayrılığı uzun sürmedi. Halil Efe, eşinin acısına sadece iki ay dayanabildi. 17 Mayıs 1922'de Selendi'de son nefesini verirken yüzünde bir tebessüm vardı; çünkü biliyordu ki, artık Makbule’sine kavuşuyordu. Düğünleri yarım kalan bu iki yürek, iki ay arayla şehit düşerek aşklarını vatan toprağında ölümsüzleştirdi.










FOTOĞRAF: SADIK DOĞRAMACI