Yaz sıcaklarının artmasıyla birlikte açık havada spor yapanlar için riskler de yükseliyor. Uzmanlara göre özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında güneş altında yoğun efor sarf etmek, sıvı kaybını artırarak kalp ve damar sağlığı açısından tehlikeli sonuçlara yol açabilir.
Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, yalnızca kronik hastalığı olanları değil sağlıklı bireyleri de etkileyebiliyor. Terleme yoluyla artan sıvı kaybı, vücuttaki elektrolit dengesini bozabiliyor. Bu durum halsizlik, tansiyon değişiklikleri, çarpıntı ve bazı kişilerde pıhtılaşma eğiliminin artması gibi riskleri beraberinde getirebiliyor.
Kalp hastalığı, hipertansiyon, böbrek yetmezliği, solunum rahatsızlığı, obezite veya düzenli ilaç kullanımı olan kişilerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerekiyor.
Yazın spor hangi saatlerde yapılmalı?
Yaz aylarında spor için en uygun zamanlar sabah erken saatler ile akşam güneş etkisini kaybettikten sonraki dönemlerdir. Özellikle öğle saatlerinde yapılan yoğun egzersiz, vücudun ısı dengesini zorlayabilir.
Uzmanlar, sıcaklığın en yüksek seviyeye ulaştığı 11.00-16.00 saatleri arasında güneş altında spor yapılmaması gerektiğini belirtiyor. Bu saatlerde yürüyüş, koşu, bisiklet, futbol, açık alan antrenmanı ya da ağır tempolu egzersizlerden kaçınmak daha güvenli olabilir.
Egzersiz yapılacaksa gölge alanlar tercih edilmeli, tempo düşürülmeli ve vücudun verdiği sinyaller dikkate alınmalıdır.
Sıcak havada sıvı kaybı riski artıyor
Aşırı sıcaklarda vücut terleme yoluyla serinlemeye çalışır. Ancak bu süreçte yalnızca su değil, sodyum ve potasyum gibi önemli mineraller de kaybedilebilir. Sıvı ve elektrolit kaybı arttıkça tansiyon düşmesi, baş dönmesi, kas krampları ve yorgunluk görülebilir.
Kalp yetmezliği veya hipertansiyon nedeniyle idrar söktürücü ilaç kullanan kişilerde bu tablo daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle kronik hastalığı olanların yaz aylarında egzersiz planını doktor önerisine göre düzenlemesi önemlidir.
Gençlerde de sıcak hava riski hafife alınmamalı
Sıcak havalarda risk yalnızca ileri yaştaki bireylerle sınırlı değil. Hareketsizlik, obezite, sigara kullanımı, yüksek kolesterollü beslenme, aşırı alkol ve enerji içeceği tüketimi gençlerde de kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Özellikle plajda, açık alanda ya da sıcak ortamlarda alkol ve enerji içeceği tüketimi sıvı kaybını artırabilir. Bu da çarpıntı, tansiyon dengesizliği ve ciddi sağlık sorunları açısından risk oluşturabilir.
Genç yaşlardan itibaren düzenli egzersiz, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve yeterli su tüketimi kalp sağlığı için temel alışkanlıklar arasında yer alıyor.
Kalp krizi belirtileri ciddiye alınmalı
Göğüste baskı hissi, sıkışma, kola ya da çeneye yayılan ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı ve ani halsizlik kalp krizi belirtileri arasında yer alabilir. Bu tür bulgular görüldüğünde zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Aspirin kullanımı bazı kalp krizi şüphesi durumlarında gündeme gelebilse de herkes için uygun değildir. Kan sulandırıcı kullananlar, mide kanaması riski olanlar, aspirin alerjisi bulunanlar veya farklı sağlık sorunları olan kişilerde sakıncalı olabilir. Bu nedenle aspirin gibi ilaçlar bilinçsizce kullanılmamalı, mümkünse sağlık profesyonellerinin yönlendirmesi beklenmelidir.
Yazın güvenli egzersiz için nelere dikkat edilmeli?
Sıcak havalarda spor yaparken hafif tempoyla başlamak, bol sıvı almak, açık renkli ve terletmeyen kıyafetler tercih etmek, doğrudan güneş altında uzun süre kalmamak ve egzersiz sırasında baş dönmesi, göğüs ağrısı ya da aşırı halsizlik hissedildiğinde hemen durmak gerekir.
Açık havada spor yapanların UV ışınlarına karşı güneş koruyucu kullanması, şapka takması ve mümkün olduğunca gölge alanları tercih etmesi de önemlidir.
Yaz aylarında spor tamamen bırakılması gereken bir alışkanlık değildir. Ancak egzersizin saati, süresi ve temposu sıcaklık koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir.