Manisa Manşet Gazetesi Ekonomi Manisa'da atık firmalarıyla toplantı yapıldı:Manisa'da kredimizi tükettik

Manisa'da atık firmalarıyla toplantı yapıldı:Manisa'da kredimizi tükettik

Manisa'da atık firmalarıyla toplantı yapıldı Manisa'da kredimizi tükettik Manisa'da fabrika yangınlarında ne oldu?

Manisa'da atık firmalarıyla toplantı yapıldı:Manisa'da kredimizi tükettik
Okunma Süresi: 6 dk

 


Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, kentte faaliyet gösteren atık firmaları ile bir araya geldi. Manisa Organize Sanayi Bölgesi Toplantı Salonu’ndaki toplantıya Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Melih Melik Kara, Muradiye OSB Müdürü İlker Özdemir ,müdür yardımcıları, müdürlük personeli ve firma temsilcileri katıldı. 
Toplantıda, firmalara yönetmelik hakkında kurum personeli tarafından bilgilendirme yapıldı. Toplantıda konuşan Manisa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Melih Melik Kara, “İstifleme yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar var. Fiziki alanları gelişigüzel doldurmanız olası bir yangında müdahaleyi zorlaştırıyor. Birkaç tesise girdim, atıklar öyle istiflenmiş ki görünce şu uyarıyı yaptım; yangın çıkarsa sıkıntı yaşarsınız. Bunun için de ilim adamı, alim olmaya gerek yok. Ne hikmetse o tesislerde yangın çıktı ve sıkıntı yaşandı. Maalesef stok sahasına uyulmuyor. Bu konu çok önemli. Uyulmadığı için yangınlara müdahale edilemiyor. İstifleme konusunda sıkıntılar var ve buna dikkat etmeliyiz. 
Yangın olursa gelin bakın, sıkıntı varsa iptal edin demiyor yönetmelik. Yangın olursa bilgi verilecek, biz de gidip tespitimizi yapacağız. Yangında lisansı iptal edin diyor yönetmelik. Eğer kasıt varsa da 3 yıl içerisinde tekrar ruhsat verilmiyor. Ne oldu ki? Ye yandı ki? 30 dönüm alanın 3 dönümü yanmış, bunda ne var ki? Denilmesine gerek yok. Geçici Faaliyet Belgesi ile lisans iptali konusunda çok katı bir şart var. Bildireceksiniz, biz kurum olarak tespit edeceğiz, lisansı ve izni iptal edeceğiz. 
Ben şahsen bunun yaşanmasını istemem. Büyük yatırımlar yapılarak, ekipmanlar alınarak o aşamaya geliniyor. Ancak bu noktaya gelinmesinde mutlaka firmanın da etkisi vardır. 
Siz atık depolamada, diğer konularda gerekli şartları sağlamadığınız zaman yangın çıkıyor, müdahale zorlaşıyor. Zaten gittiğimiz zaman da devasa atık yükleriyle karşılaşıyoruz. Bunun yönetilmesi zaten zor. Ufak tefek yangınlar oluyor. Bazıları ceza gerektirmeyecek seviyede oluyor. 
İzin için bize başvuran firmalara zorluk çıkarmadan, şartlara uyan, teknik gereklilikleri yerine getirerek bize başvurduğu zaman gerekli belgeleri veriyoruz. İnanın başka bir ilde 2-3 ayda alamayacağınız belgeleri biz 10-15 gün içinde veriyoruz. Şartları sağlayanları bekletmiyoruz. Bizim piyasaya karşı tutumu şu: Burada bir faaliyet olacak. İnsanlar bir şekilde çalışacak. Ekonomi döngüsü. Bu olmalı. Bu nedenle biz de üzerimize düşen kısımda en hızlı şekilde hareket ediyoruz. Dolayısıyla fiziki şartlar yerine getirildikten sonra biz kimseyi bekletmiyoruz.
Ancak bazı olumsuz durumlarla karşı karşıya da kalıyoruz. Örneğin bir radyasyon panelinin kuruluğunu ancak içinin boş olduğunu bizzat ben gördüm. Bütün firmalar yanlış yapıyor algısı oluşmasın. Ancak bu şekilde davrananlar da var. Her sektörün içinde bilerek ve isteyerek yanlışlar var. 120 firmalık bir sektörde yaklaşık 10-15 tanesi problemli firmalar. Ama bu durum bütün sektöre sirayet ediyor. İlimize yansıyan o yangınlar, insanların havayı teneffüs edememesi, geçen yangında uydu görüntüsü vardı, Ege Bölgesi’nin 3’te 2’si siyah kaplı. Bu duruma gelmemek için bu çabamız.
Başka ülkede bu toplantıyı yaptırmazlar bize. Derler ki siz niye bu insanları çağırıyorsunuz? Bu insanlar zaten yönetmelikte yazanları yapmak zorunda. Ama bizim kültürümüzde ara ara kendimiz hatırlatma gereği duyuyoruz.
Şahsen kurum müdürü olarak firmaları gece gündüz geziyorum. Lisanslarınızı zor şartlarda alıyorsunuz. Para vererek alıyorsunuz. Bu lisansın iptal olmaması için mutlaka önlemlerini alın. Yönetmelikte siz ekstra tedbirler alabilirsiniz. Tedbiri yetersiz görüyorsanız yeni tedbirler alın. 
Son bir yıl içinde Manisa’daki yangınlar ülke gündemini yeterince meşgul etti. Yangınlar atık firmalarından kaynaklanmasın. Biz bu konuda artık kredileri tükettik. Açık söyleyeyim. Benim gidip, ‘Bu yanlış, böyle yaparsanız yangın çıkar’ dediğim tesiste yangın çıkıyor. Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Piyasada algılar oluşuyor. Firmaların atıklarını bilerek yaktığı söyleniyor. Sigortadan para kazanmak için. Halbuki tehlikeli atık işi olduğu için sigortalar yanaşmıyor çok bu sektöre. Devasa bir tesis yanmış, yatırımlar yanmış ama algı bu. Algıyı yönetmek teknik işleri yönetmek çok daha zor. Sizin için çok bir şey değil ama birçok kurum ve kuruluşa bunun hesabını vermek zorunda kalıyoruz.
Yapamadığımız, eksik kaldığımız denetimler, o anda inisiyatif gösterdiğimiz durumdan belki kaynaklanıyor olabilir. Ama bizim bundan sonra özellikle faaliyet belgesi ve lisans aşamasında müsamaha göstermeyeceğiz. Bazı OSB’lerimiz atık firmalarının kendi bünyelerinde bulunmaması için kararlar alıyorlar. OSB’lerin kararına rağmen biz yapalım diyemeyiz. Özellikle Muradiye’nin belde belediyesi olduğu dönemden kaynaklı ruhsatlarla ilgili yaşadığımız problemler var. Manisa daha iyi planlanabilirdi. Firmalarla konutla iç içe girmiş durumda. Basit bir kepçe çalışması bile konutları rahatsız ediyor. Hem konut, hem firma haklı. Bundan sonrasının daha dikkatli planlanacağını düşünüyorum. Manisa her yönüyle gelişiyor, büyüyor. Biz de kendimiz buna göre hazırlamak zorundayız. 
Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nün denetim ekibi sayısı az, bunlar 5’ten sonra, hafta sonu gelmez diye düşünmeyin. 2021 yılında bakanlığımızın yaptığı denetim sayısı toplamı 57 bin civarındayken, bizim Manisa olarak yaptığımız denetim 2 bin 300 civarında. Orana vurduğumuz zaman, tüm denetimlerin yüzde 4’ünü biz yapmışız. Birçok ilden daha fazla denetim yapmışız. Bu gerekli mi, tabi ki gerekli. 
Bize ALO 181 hattından, CİMER’den veya mail olarak, arama yoluyla farklı şikayetler geldi. Biz 8-5 çalışan bir kurum gibi görünsek de icapçı listelerimiz var. Gece gündüz arkadaşlarımız sahada. Ben de çıkıyorum. Bunu neden ısrarla söylüyorum, açıklayayım. Ben geliyorum, benden sonra başka kimse yok. İlde çevre ve şehircilik olarak benden sonrası yok. Dolayısıyla ben de geldiğime göre bir problem vardır. İyi niyetimizden, yapıcı olmaktan çok fazla şikayetçi değilim. Yardımcı olmaya çalışıyorum. Ama son olaylar bizim daha dikkatli olmamıza neden oldu. Daha dikkat kesilmemiz gerekiyor. 
Bu işi yapan firmaların yangın yönetmeliğine ek olarak tedbirler alması gerekiyor. Bir firma yetkilisi geldi, İtfaiye Daire Başkanlığı’nın kendilerinden yeni tedbirler istediğini söyledi. Ben de almaları gerektiğini, hatta daha fazlasını yapabiliyorlarsa yapmaları gerektiğini ifade ettim. Bir hafta geçmedi tesiste yangın çıktı. Bunları ben sizi düşünerek söylüyorum. Denetimiz yaparız, şartlar sağlanmıyorsa sonuçlarına katlanırsınız. 5’ten sonra çevre şehircilik gelmez… Öyle bir gelir. Sıkıntı yaşarsınız. Bazı firmalarımız var, başına bir tane asker dikin, onu bile kandırmaya çalışacaklar. O zaman kardeş bu işi burada yapmayacaksın. Açık açık söylüyorum. Kayıp kaçak iş yapacağım, kuralına uymadan iş yapacağım diyen arkadaşlara kapıları kapattık. Önce açık mıydı? Hayır, önce de kapalıydı. Şöyle; adam atıkları almış, bertarafa yollayacak. Biz her atığın başında mı duracağız? Her yüklenen aracın tepesinde mi bekleyeceğiz? İki yıl boyunca almış almış yollamamış. Beyefendi alırken parayı kazanıyor. Gönderirken de para cepte kalıyor. Gelinen süreç ne? Ben kaldıramıyorum atıkları, devlet kaldırsın. Devletin işi gücü yok, senin atıklarını mı kaldıracak. Devlet pazarlık, hesap kitap yapmaz, gereğini yapar. Biz de yapıyoruz.” dedi.
Daha sonra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği personeli Sami Akça, teknik konular ve uyulması gerekenlerle ilgili geri dönüşüm firmalarını bilgilendirdi, ardından denetim faaliyetleri ve yapılan denetimlerde belirlenen eksiklikler ele alındı.HABER MERKEZİ

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız