FARKLI DEĞİL ,SADECE BAŞKA TÜRLÜ
“ Biz , anlamadığımız her şeye önce isim koyan bir toplumuz. Sonra o ismin arkasına saklanıp , anlamaya hiç çabalamayan…”
Bir çocuğa bakıyoruz…
Bir hareketine, bir tepkisine , bir sessizliğine…
Ve hemen bir yargı yerleşiyor zihnimizde.
“Bir sorun var.”
“Normal değil.”
“ Garip.”
Oysa bazen mesele, gördüğümüz şey değildir…
Görmeyi seçmediğimizdir.
2 Nisan, Dünya Otizm Farkındalık Günü.
Bazı aileler için bu tarih , sadece bir farkındalık günü değil. Her gün yeniden açıklamak zorunda kaldıkları bir gerçek.
Otizmli bir çocuk , eksik değildir.
Sadece bizim alışık olduğumuz kalıpların dışındadır. Ama biz kalıpların dışına çıkan her şeyi düzeltmeye çalışırken, aslında anlamayı ihmal ederiz.
Asıl zor olan ne biliyor musunuz?
Farklı bir çocukla yaşamak değil…
Farklı bir çocuğu anlatmaya çalışmaktır.
Bir annenin , çocuğunun davranışlarını başkalarına anlatmaya çalışırken hissettiği o yorgunluğu…
Sadece anlatmak değildir o aslında . Sürekli açıklamak zorunda kalmaktır. Yan bakışları görmezden gelmek, fısıldaşmaları duymamış gibi yapmak, “şımarık”denilen yerde susmak, “terbiye edilmemiş” denildiğinde içinin parçalanmasına rağmen dimdik durabilmektir.
Bir parka gitmenin bile önceden düşünülmesi gerektiği günler vardır. Kalabalık bir ortamın, bir sesin, bir bakışın neyi tetikleyeceğini hesap etmek … Herkes için sıradan olan bir dışarı çıkma, onlar için plan , kaygı ve hazırlık demektir.
Ve en ağır olanı…
Çocuğunu değil, insanların bakışlarını yönetmeye çalışmaktır.
Bunlar görünmez…
Çünkü biz bakarız ama çoğu zaman gerçekten görmeyiz.
Toplum olarak en büyük eksikliğimiz bilgi değil aslında…
Empati.
Çünkü bilmek kolaydır.
Okursun, öğrenirsin, geçersin.
Ama anlamak…
Durmayı, dinlemeyi ve gerçekten hissetmeyi gerektirir.
Belki bir gün, farklı bir çocuk gördüğümüzde bakışlarımız değişir. Yargılamak yerine anlamaya çalışırız. Uzaklaşmak yerine yakınlaşırız.
Çünkü farkındalık sadece bir gün değil…
Bir bakış açısıdır.
Ve belki de en çok bunu öğrenmeye ihtiyacımız var:
Her çocuk aynı olmak zorunda değil. Ama her çocuk aynı anlayışı hak eder.