ÜÇLER YEDİLER KIRKLAR

Hiç şüphesiz ki Türk irfani geleneğinin temsilcileri sözleriyle, eserleriyle, bıraktıkları o büyük manevi miraslarıyla aramızda yaşıyorlar. O manevi mirasın kurucuları arasında yer alan Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi’nin attığı damlalar zamanla Türklerin İslam dinine girdikten sonraki kattıkları ırmağın izinden gidenlerle coşan bir ırmak halini almıştır.
Bu coşkun ırmağın temsilcileri ve taşıyıcıları Türkistan’da, Anadolu’da ve Balkanlarda kılıçtan önce bu toprakları gönül yoluyla fethettiler.
Bu kutlu fetih hareketinin devamında adı Selçuk olan, adı Osman olan devlet sahibi kişiler onların izini takip ettiler ve yürekleri fetheden bu büyük isimlere aşk gayesiyle yol açtılar.
O açılan yollar bugün hala oldukça berrak bir şekilde karşımıza çıkıyor.
Aradan asırlar geçse bile o isimler adına dualar ediliyor ve saygıda bulunuluyor.
Bunu yaparken Prof. Dr. Sadullah Gülten Üçler Yediler Kırklar isimli eserinde alt başlık olarak Gayb Aleminin Sultanları ismini kullanıyor ve sizi güzel bir yolculuğa çıkarıyor.
Akademik çalışmalarıyla yakından tanıdığımız, Türk Kültürü ve Hacı Bektaş-ı Veli Araştırma Merkezi Müdürü görevini yürüten Prof. Dr. Sadullah Gülten, bu sefer bu isimlerin izini sürüyor ve Timaş etiketiyle çıkan eserinde bizi erenlerin, evliyaların yanına yaklaştırıyor.
Daha önceki çalışmaları arasında Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti’ne Kuruluş, Osmanlı-Safevi Kıskacında Kızılbaşlar, Türklerin Ali’si gibi eserlerden kendisini tanıyoruz. Yeniçağ Tarihi kürsüsünde pek çok farklı meseleyi ele alan gülten çalışmalarının büyük bir kısmını Alevilik/Bektaşilik, Konargöçerler gibi alanlara yoğunlaştırmış durumdadır.
Önsözün ardından sırasıyla Arslan Baba, Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Abdal Musa, Kaygusuz Abdal, Geyikli Baba, Sarı Saltık, Barak Baba, Taptuk Emre, Yunus Emre, Hacım Sultan, Emirci Sultan, Güvenç Abdal, Karaca Ahmed, Seyyid Ali Sultan/Kızıldeli Sultan, Otman Baba, Akyazılı Sultan, Demir Baba, Koyun Baba, Sultan Şücaeddin/Sultan Varlığı, Gül Baba gibi isimlerin hayat hikayeleri okuyucuyu manevi havası yüksek bir atmosfere sürüklüyor.
Yazar, eserde akademik bir anlatım yapmıyor. Genel okuyucunun sıkılmadan okuyacağı bir zeminde yazılan kitap daha önceden duyduğumuz, zaman zaman bir televizyon ekranında denk geldiğimiz, kutsal yerlerde işitegeldiğimiz hikayelerin genel bir toplamı gibi.
Türk irfani geleneğine aşina olan okuyucu satırlar arasında kaybolup giderken Yahya Kemal Beyatlı, Erol Güngör, Hilmi Yavuz, Sezai Karakoç gibi isimlerden izler olduğunu çok rahat görecektir. Eserde zaman zaman bu isimlere denk de geliyorsunuz.
Dikkatli okurlar Hoca Ahmet Yesevi ile başlayan yolculuğun sonrasındaki isimlerle adeta bir örüntü kurulduğunu anlayacaklardır.
Türk-İslam kültürüne, ermiş zatların hayat hikayelerine meraklı herkesin çok rahatlıkla okuyabileceği bir çalışma olarak okuyucusu ile buluşmayı bekliyor.