Özlediğimiz Şeyler Bir Zamanlar Bugündü
İnsan, galiba en çok sahip olduklarına alışıyor. Öyle alışıyor ki, bir zamanlar hayalini kurduğu şeyler bile zamanla sıradanlaşıyor. Dün “ keşke benim de olsa.” dediği ne varsa , bugün hayatının doğal bir parçası haline geliyor. Sonra gözünü yeniden başka şeylere çeviriyor.
Belki daha büyük bir ev…
Belki daha iyi bir iş…
Belki daha fazla zaman…
Belki de bambaşka bir hayat…
Sanki mutluluk hep biraz ileride duruyor gibi…
Çocukken büyümek istiyoruz.
Büyüyünce çocukluğu özlüyoruz.
Öğrenciyken çalışmayı hayal ediyoruz.
Çalışırken okul yıllarını anlatıyoruz.
Hafta içi hafta sonunu bekliyoruz.
Hafta sonu bitince zamanın nasıl geçtiğine şaşırıyoruz.
Hayatın neredeyse her döneminde, elimizde olandan çok ulaşamadıklarımıza odaklanıyoruz.
Oysa fark etmeden en büyük haksızlığı bugüne yapıyoruz.
Çünkü geleceği beklerken bugünü erteliyoruz.
Bir gün mutlu olacağımızı düşünüyoruz ama mutluluğun aslında yaşadığımız anların içine saklandığını çoğu zaman göremiyoruz.
İnsan sürekli bir sonrakini isterken , elindekinin değerini sessizce tüketiyor.
Belki de bu yüzden hayat bize en önemli derslerini, geriye dönüp baktığımızda veriyor.