Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda 2025-2026 Eğitim öğretim dönemi 26 Haziran bitiyor ve yaz tatili başlıyor.
Camilerimizde de kayıtlar 22 Haziranda başlamış olup 06. Temmuz
Pazartesi günü Camilerimizde yaz kursları başlıyacak. Bende bu yazımda Camilerimizde yaz kurslarının öneminden bahsetmeye çalışacağım.
İnsan, çocukluğunda aldığı eğitimin, hayatı boyunca onda derin etkiler bıraktığı eskiden beri bilinmekte ve ifade edilmektedir. Bugün de çocuk psikolojisiyle ilgilenen uzmanlarca yapılan çeşitli araştırmalar, kişiliğin temel özelliklerinin ilk yıllarda oluştuğunu ortaya koymaktadır. Hayatın sonraki dönemleri de bu özelliklerin etkisi ile şekillenmektedir. Ülkemizde pek çok aile, çocuğunu eğitip terbiye ederken, ona mensubu olduğu kültürel değerleri kazandırmaya çalışırken din görevlilerimizden de yardım istemekte, özellikle yaz tatillerinde Kur’an kursuna göndererek çocuklarının Allah’ın kelâmını ve İslâm dini hakkında temel bilgileri pratik olarak öğrenmesini istemektedir.
Aslında anne ve babasına verilmiş bir emanet olan çocuk, "dinini - kitabını öğrensin" diye özellikle yaz kursları vesilesiyle görevlilerimize emanet edilmektedir. Allah’ın kelâmından nasiplerini almaya gelmiş bu gençlerin, tertemiz kalp ve zihinlerine usûlüne uygun bir eğitimle, Kur’an ve Allah Teâlâ tarafından "en güzel örnek" (Ahzab, 21) olarak tavsif edilen Hz. Peygamber'in tavsiyeleri, sağlıklı bir şekilde işlenebilirse emanete riayet edilmiş olur (Buhârî Fezâilü’s-Sahabe, 9; Müslim, Fezâilü’s-Sahabe, 34) Böyle bir kursla gençlerin dünya ve ahiret saadetine katkı sağlanmış ve hidayete vesile olur.
Öğrenilecek ve öğretilecek ilim bizzat kendisi nûr olan ve insanlığı nûra çıkaran Kur'an’dır. Bu yüzden Peygamberimiz (s.a.s.), "Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretmendir. " (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’an, 15) Buyurarak, Kur'an'ı öğrenen ve öğretenlere dikkat çekmiştir. Başka bir hadislerinde çok güzel bir benzetme ile ,"Kur’an’ı öğrenip okuyan ve gereği gibi amel eden kimse misk dolu ve kokusu her yere yayılan bir kaba benzer." (Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’an, 2) Buyurmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında Kur’an kurslarında bulunanlar, yani hocalar ve talebeler gerçekten gıpta edilecek kişiler olarak görülmektedir.
Yaz kurslarında zaman çok kısadır. Öğrenci sayısının çokluğu da bir çok zorluğu beraberinde getirmektedir. Ancak, nitelikli beraberlikler, kısa da olsa iz bırakır. Gençlerin zihinlerine yeni öğrendikleri, taş üzerine yazılan yazılar gibi olduğu düşünülünce, avantajların büyüklüğü de anlaşılacaktır.
Kısa bir zamanda, her şeyden önce kişiliği, ihlas ve samimiyeti ile öğrenciler üzerinde etkili olmak durumunda olan görevliler, öncelikle sabır, hoşgörü ve tebessümü elden bırakmamalı, öğrencilerin yıllar sonraki hallerini göz önüne alarak hassasiyet göstermelidir. Öğrenci, hocasının şahsında İslâm'ı tanıyacak, onun yaşantısını kendisine örnek alacak, İslâmî ilimlere merakı artacaktır. Kur’an-Kerimi, Peygamberimiz (s.a.s.)’i ve diğer İslâmî değerleri can-u gönülden sevecektir.
Aksi davranışlar, sözde disiplini temin etme adına azarlama ve sert tavırlar nedeniyle hocadan, dolayısıyla Kur’an’dan, İslâm’dan ve kurstan beklenen tüm güzelliklerden uzaklaşmalar olmaktadır. Söz konusu ölçüsüz davranışlar bazen nefret duygularına temel teşkil etmekte, hayatının daha sonraki safhalarında yolu camilere hiç düşmeyen bireylerin yetişmesine sebep olmaktadır. Bu şekilde bir çok örneğin varlığı da bilinmektedir. Hiçbir Müslüman’ın böyle bir vebali yüklenmek istemeyeceği de açıktır.
Kendi bünyesinde veya çevre kurslar arasında düzenlenen bilgi yarışmaları, küçük de olsa ödüllendirilen başarılar, öğretilecek güzel ilahi ve şiirler, mümkün ise yapılacak mini piyesler hem öğrencilerin sosyal faaliyetlerde tecrübe kazanmalarına vesile olacak hem de hafızalarında hoş izler bırakacaktır.
Son olarak önemle şunu hatırlatayım, bazen ölümü gerçekleşen anne babalar, son görev olan cenaze namazı için camiye getirildiğinde çoğu evlatlar anne-babalarına son görev olan cenaze namazı kılmak yerine, kenardan seyirci oluyorlar, o evlatlara anne-babalarına karşı son görev olan cenaze namazının kılınmasını istediğinde, ne yapacağını, nasıl kılıncapını bilmediğini hiç camiye götürülüp pratik olarak dinini bilmediğini ifade etmekte ve cami cemaatıda olmasa belki son görev bile yapılamıcağı anlaşılmaktadır. Eğitim yaşındaki çocuk, camiye götürüldüğünde ilk etapta şadırvanda nasıl abdest alındığını, abdestle camiye girip, caminin bölümlerini pratik olarak görüp yetişkin cemaatle namaza durmasıyla kendisinin yetişkinler arasında bir cami cemaatı şuuruyla, dinin temel değerlerini bil fiil yaşayarak öğrenir.
Satırlarıma son verirken milli-manevi değerlerine bağlı ve değerlerini yükseltip yüceltecek ve iki cihan mutluluğuna ulaşan bir nesil yetiştirme ve sahip olma temennisi ile selam dua ile Allaha emanet olun.
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.