Sabahın alacasına uyanan çiftçi ile vardiyada geceye direnen işçi…
Gediz havzasının kadim şehri olan Manisa, tarih boyunca bereketin ve emeğin şehri olageldi. Binlerce yıldır tarlada sabahın alacasına uyanan üretici ve onlarca yıldır fabrikanın vardiyasında geceye direnen işçidir bu kente ruhunu veren.
Bu şehir toprağın kokusuyla ve makinenin sesiyle ayakta kalır. Emeğin iki yüzünü birden taşır. Hayat, tarlada ter döken tarım işçisinin ve sanayide üreten işçinin omuzlarında yükselir.
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü bu nedenle Manisa için sıradan bir takvim günü değildir. Bu kentte emek yalnızca organize sanayi bölgelerinde değil; üzüm bağlarında, zeytinliklerde, tütün tarlalarında da filizlenir. Fabrika bacaları kadar traktör pulluklarının izleri de şekil verir bu topraklara.
Organize sanayi bölgelerinde binlerce işçi sabah servisine binerken, aynı saatte tarlaya doğru yola çıkan başka binlerce mevsimlik işçi de vardır bu şehirde. Bir yanda paketleme bandında üretim hızına yetişmeye çalışan eller, diğer yanda bağda üzüm kesen, zeytin toplayan nasırlı parmaklar...
Bu nedenle fabrikalardaki iş güvenliği kadar tarım işçisinin barınma ve sosyal hakları da gündeme gelmelidir. Manisa'nın tarımında çalışanların çoğu mevsimliktir. Şehir şehir dolaşan, bir sezonun sonunda başka bir ürüne koşan insanların hayatı yıl boyunca mücadeleyle örülüdür. Aynı sofraya koyduğumuz üzüm de, aynı çamaşır makinesinin içindeki çelik de birer alın terinin ürünüdür.
1 Mayıs bu ortak emeği selamlamanın günüdür. Hem işçi servislerine hem traktör römorklarına, hem sanayi tipi eldivene hem de çapaya selam vermektir. Birlik, sadece aynı işi yapmakla değil, emeğe duyulan ortak saygıyla kurulur.
Bu kent büyümeyi sadece ekonomide değil insana verilen değerde de yakalayacaksa hem iş güvenliği yasalarını hem tarım işçisinin çadırındaki koşulları konuşmak zorundayız. Emek, sadece bandrol basmakla değil gün boyu güneşin altında dimdik durmakla da olur.
1 Mayıs işçi olmak kadar işçiye hak ettiğini vermekle ilgilidir. Manisa, hem sanayide hem tarımda üreten on binlerce insanın emeğiyle Türkiye’nin yükünü sırtlamaya devam ediyor. Bu nedenle 1 Mayıs, Manisa için sadece kutlama değil, bir hatırlatma günüdür: Bu şehir emekle, alın teriyle ayaktadır.