Manisa Manşet Gazetesi Sağlık Şekerle İlgili Ezber Bozan Bulgular! Karaciğer Kanserinde Yüzde 69, Meme Kanserinde Yüzde 36 Daha Düşük Risk

Şekerle İlgili Ezber Bozan Bulgular! Karaciğer Kanserinde Yüzde 69, Meme Kanserinde Yüzde 36 Daha Düşük Risk

İngiltere’de yaklaşık 65 bin kişinin sağlık verileri üzerinden yapılan araştırma, yaşamın ilk iki yılında daha düşük şeker tüketimi ile bazı kanser türlerinde daha düşük risk arasında dikkat çekici bir ilişki olduğunu ortaya koydu. Çalışmada karaciğer kanseri riskinde yüzde 69’a, meme kanseri riskinde ise yüzde 36’ya varan farklar belirlendi.

Şekerle İlgili Ezber Bozan Bulgular! Karaciğer Kanserinde Yüzde 69, Meme Kanserinde Yüzde 36 Daha Düşük Risk
Okunma Süresi: 3 dk

İngiltere’de yaklaşık 65 bin kişinin sağlık verileri üzerinden yapılan araştırma, yaşamın ilk iki yılında daha düşük şeker tüketimi ile ileri yaşlardaki bazı sağlık sonuçları arasında dikkat çekici bağlantılar bulunduğunu ortaya koydu. Çalışmada karaciğer kanseri riskinde yüzde 69’a, meme kanseri riskinde ise yüzde 36’ya varan daha düşük oranlar tespit edildi.

Araştırmada 65 bin kişinin verileri incelendi

Bilim insanları, İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’de uygulanan şeker kısıtlaması ile bu uygulamanın 1953 yılında kaldırılmasının ardından yaşanan tüketim artışını doğal bir karşılaştırma olarak kullandı.

Bu kapsamda 1951 ile 1956 yılları arasında doğan yaklaşık 65 bin kişinin UK Biobank’taki sağlık verileri analiz edildi.

Araştırmacılar, yaşamlarının ilk iki yılında şeker kısıtlamasına maruz kalan kişilerle daha yüksek şeker tüketimine maruz kalan grupların uzun dönemli sağlık verilerini karşılaştırdı.

Karaciğer kanseri riskinde yüzde 69’luk fark

Araştırmada yaşamın ilk iki yılında daha az şeker tüketen kişilerde bazı kanser türlerinin daha düşük oranlarda görüldüğü bildirildi.

Verilere göre erken dönemde düşük şeker tüketimi karaciğer kanseri riskinde yüzde 69, meme kanseri riskinde ise yüzde 36 oranında daha düşük riskle ilişkilendirildi.

Prostat, rektum ve akciğer kanserlerinde de daha düşük risk oranları tespit edildiği aktarıldı.

Bu sonuçlar doğrudan şeker tüketiminin tek başına kanser gelişimini belirlediğini göstermiyor; araştırma erken dönem beslenme alışkanlıkları ile uzun vadeli sağlık sonuçları arasında ilişki kuruyor.

Hücresel yaşlanmada da dikkat çeken sonuç

Araştırmanın bir diğer dikkat çeken sonucu biyolojik yaşlanmayla ilgili oldu.

Bebeklik döneminde daha düşük miktarda şeker tüketen kişilerin telomerlerinin daha uzun olduğu belirlendi.

Telomer uzunluğu, hücresel yaşlanmanın değerlendirilmesinde kullanılan göstergelerden biri olarak ele alınıyor.

İlk yıllardaki beslenme alışkanlığı uzun süre devam edebiliyor

Çalışmada erken çocukluk dönemindeki beslenme düzeninin yalnızca ilk yıllarla sınırlı kalmadığı da görüldü.

İlk yıllarında daha az şeker tüketen kişilerin 50’li yaşlarında da daha düşük şeker tüketme ve daha dengeli beslenme eğilimlerini sürdürdükleri tespit edildi.

Bu bulgu, erken yaşta kazanılan beslenme alışkanlıklarının ilerleyen yıllarda da kalıcı etkiler oluşturabileceğine işaret ediyor.

Araştırma ne söylüyor?

Çalışma, anne karnından başlayarak yaşamın ilk iki yılında daha düşük şeker tüketiminin uzun vadede bazı kanser türleri ve biyolojik yaşlanma göstergeleriyle ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor.

Ancak bu tür gözlemsel araştırmalarda tek başına şeker tüketiminin hastalık riskini belirlediği sonucuna varılamıyor. Genetik yapı, yaşam tarzı, fiziksel aktivite, kilo, sigara ve alkol kullanımı gibi pek çok faktör de kanser riskinde rol oynayabiliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız