Ali'nin diploması
Yıllar önce canını kurtarmak için üçüncü kat penceresinden atlayıp bir daha dönmediği okulun önündeymiş yıllar sonra. O koca binayla göz göze. Ona kalsa hiç uğraşmazmış. Çünkü o bu süreçte çoktan hayatını kurmuş. Yıllar geçmiş.
ELİNİ UZATINCA YILDIZLARA DOKUNDUĞUNUZ KÖYLER
Yıllar sonra o köyden bahsederken elini yıldızlara uzatsan aya değersin, o kadar yüksekte dağın başında diye anlatırmış hep. Ailesiyle birlikte aynı çatının altında toplanalı iki ay olmuş sadece. Doğumuna bile yetişemediği evladıyla at sırtında karda kışta köye çıkalı iki ay olmuş.
KARANLIKTAKİ KUTU
Uzun süredir bir şeylerin yolunda gitmediği aşikardı. Evdeki herkes bunun farkında olsa da kimse birbirine bir şey hissettirmiyordu. Tek istekleri ömrünün geri kalanını ellerinden geldiğince rahat ettirmekti. Yokluk vardı. Geçindirilecek ev vardı.
MEKTUPLA GELEN HAYAT
Gün yeni ışımıştı uyandığında. Perdeyi sıyırıp evin camını açınca çimenlerin üzerine yağan çiyin kokusu da ayazı da yüzüne vurmuştu. Toprak kokusunu içine çekip. Yıllardır bir tarafı yangın yeri diğer tarafı zemheri ayazı olan benliğine şifa olmuyordu. Ne bu ayazlar ne de bu harman yeri sıcakları.
NAZLI GELİN
Kaç türlü ömür var? Kaçına şahitlik ediyoruz? Kaçı bize dokunuyor? Kaç tanesi teğet geçiyor? Dağların gökyüzünü delmek için yarışa durduğu. Güneşin dağların ardına saklanmak için en ufak çaba sarf etmesine gerek kalmadığı bir köy burası.