Bağışıklığı desteklemek, enerjiyi artırmak ya da günlük yorgunluğu azaltmak amacıyla kullanılan vitamin ve mineral takviyeleri, kontrolsüz tüketildiğinde beklenen faydanın tersine sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle sosyal medya önerileriyle başlanan ürünlerin kişisel ihtiyaç belirlenmeden kullanılmaması gerektiğini vurguluyor.
Pandemi sonrası dönemde vitamin ve mineral takviyelerine yönelim belirgin biçimde arttı. Sosyal medyada paylaşılan deneyimler, reklamlar ve “herkese iyi gelir” söylemleri de bu ürünlerin günlük yaşamda daha sık kullanılmasına neden oldu.
Ancak takviyelerin reçetesiz satılması, tamamen risksiz oldukları anlamına gelmiyor.
Aynı takviye herkeste aynı sonucu vermiyor
Uzman Dr. Hale Akan, vitamin ve mineral gereksiniminin kişiden kişiye değiştiğine dikkat çekti.
Yaş, beslenme düzeni, mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar, gebelik durumu ve kan değerleri, hangi takviyenin uygun olduğunu doğrudan etkileyebiliyor.
Bu nedenle bir kişide yarar sağlayan ürün, başka bir kişide gereksiz ya da riskli olabilir.
Fazla vitamin almak daha sağlıklı olmak anlamına gelmiyor
Takviyelerde en sık yapılan hatalardan biri, yüksek dozun daha güçlü etki sağlayacağı düşüncesi.
Oysa bazı vitamin ve mineraller vücutta birikebilir. Gereğinden fazla kullanım mide ve bağırsak sorunlarından böbrek ve karaciğer yüküne kadar farklı sonuçlar doğurabilir.
Bazı takviyeler reçeteli ilaçlarla etkileşime de girebilir. Bu nedenle ürünün içeriği kadar kullanılan doz ve süre de önem taşıyor.
Eksiklik belirlenmeden kullanım doğru olmayabilir
Uzmanlara göre takviyeye başlamadan önce kişinin gerçekten eksikliği olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Gerekli durumlarda kan tahlilleri, fizik muayene ve sağlık geçmişi birlikte incelenerek ihtiyaç belirlenebilir.
Hangi vitaminin kullanılacağına, dozuna ve kullanım süresine bu değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerekir.
Takviyeler sağlıklı yaşamın yerini tutmuyor
Düzensiz beslenen, yeterince uyumayan ve hareketsiz yaşayan bir kişinin yalnızca vitamin kullanarak sağlıklı kalması mümkün değil.
Takviyeler, dengeli beslenme, düzenli uyku, hareket ve yeterli sıvı tüketiminin yerine geçmez.
Sağlıklı bireylerde temel gereksinimlerin mümkün olduğunca besinlerden karşılanması, takviyelerin ise gerçek ihtiyaç bulunduğunda kullanılması öneriliyor.
Sosyal medya önerileri neden risk taşıyor?
Sosyal medyada paylaşılan ürün tavsiyeleri çoğu zaman kişinin sağlık geçmişini, kullandığı ilaçları ve gerçek gereksinimini dikkate almıyor.
Bir içerik üreticisinin ya da başka bir kullanıcının deneyimi, tıbbi değerlendirme yerine geçmez.
Özellikle birden fazla takviyeyi aynı anda kullanmak, benzer içeriklerin fark edilmeden yüksek dozda alınmasına neden olabilir.
Kimler daha dikkatli olmalı?
Kronik hastalığı bulunanlar, düzenli ilaç kullananlar, hamileler, emzirenler, çocuklar ve ileri yaştaki bireyler takviye kullanımında daha dikkatli olmalı.
Bu gruplarda doz aşımı ve ilaç etkileşimi riski daha önemli hale gelebilir.
Yeni bir ürüne başlamadan önce hekime ya da eczacıya danışılması, olası sorunların önüne geçebilir.
Takviye kullanırken hangi işaretler önemsenmeli?
Takviye başladıktan sonra bulantı, karın ağrısı, çarpıntı, döküntü, baş dönmesi ya da belirgin halsizlik gibi şikâyetler ortaya çıkarsa ürünün gelişigüzel sürdürülmemesi gerekir.
Şikâyetin takviyeyle ilişkili olup olmadığı sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Esas olan ihtiyaç, doğru doz ve doğru süre
Vitamin ve mineral takviyeleri bazı kişiler için gerekli ve yararlı olabilir. Ancak bu ürünlerin güvenli kullanımı, kişisel ihtiyacın belirlenmesine dayanır.
Uzman Dr. Hale Akan’ın uyarısına göre herkesin aynı takviyeyi kullanması gerekmez. Hangi ürünün, hangi dozda ve ne kadar süreyle alınacağı kişiye özel olarak belirlenmelidir.