Kamusal sanat, artistik ve kentsel değerin korunması, geliştirilmesi ve kentsel mekânda kişiler arası iletişimin ve insan çevre etkileşiminin olumlu hale getirilmesinde kullanılan bir araçtır. İnsanların kamusal mekânları kullanmalarını ve o mekânlardan zevk almalarını sağlar. Kamusal alanın topluma sanat yoluyla geri kazandırılmasıdır. Sanatçı ile sokaktaki izleyicinin etkileşmesini sağlarken, izleyicileri etrafında olup bitenleri farkına varmaya teşvik etmesidir. Kamusal sanat kamusal diyalogu, farkındalığı ve kamusal alanda yapılan sanata verilen değeri ileriye taşımaktır. Özellikle yaya mekânlarının sanat objeleriyle desteklenmesi olgusu mekân estetiğini arttırmasının yanında insanlarda kültürel doygunluğu, gelişimi, bilinçlendirmeyi veya görsel etkileşimin getirdiği psikolojik rahatlamayı sağlar.
         Kentleri kimlikleştiren sokak heykelleri, duvar resimleri ile hisleri uyandıran, duyguları canlandıran ve dikkat çeken bir unsur olan sanat eserleri bulunduğu kentlerde kişilerin mekânla ilişki kurmasını ve o mekânı tanımlayabilmelerini sağlar. İnsanların kamusal mekânları kullanmalarını ve o mekânlardan zevk almalarını sağlar. Ülkemizde birçok kentte rastladığımız sokak heykelleri galerilerde sergilenen sanattan farklı olarak yapıldığı alana özgüdür ve izleyicisi ile birlikte etkileşim içinde bir anlam oluşturur.
          Kamusal sanat, insanların farklı yaşamsal deneyimlerini arttırmak üzere kullanımını desteklemeye yönelik bir adımdır. Kamusal kültür yaratmak, hem sosyal etkileşim için kamusal mekan biçimlendirmeyi hem de kentin görsel sunumlarını inşa etmeyi kapsar. Bir şehirde en önemli tasarım öğesinin, içindeki gösterge sistemlerini birleştiren ve onu daha büyük bir toplumdaki dünya çapında tüketim kültürüyle eklemleyen birleştirici unsurdur. 
         Son yıllarda kentlerin simgesel özelliklerinin yanı sıra kültürel özelliklerinin de yansıtıldığı heykel ve duvar resimlerine şahit oluyoruz. Özellikle; İzmir Alsancak bölgesinde göz alıcı duvar resimleri, kordona konumlandırılan heykeller, kent kültürü içinde estetik olguyu yansıtan estetik dokunuşlardır.
         Kentsel dokunun önemli bir parçası olan sokak ve meydanlar, sanatın kentsel alanlarda sergilenişi anlamında çeşitli olanaklar sunmaktadır. Heykel ve plastik öğelerin kullanımı, döşemelere ve çeşitli yüzeylere uygulanan resim çalışmaları vb. gibi plastik müdahalelerle kentli bireyin yaşadığı ortamda sanatla yüz yüze gelmesi sağlanmaktadır.
          Sanatın, toplumsal pratikleri belli duyarlıkta destekleyen ve tamamlayan bir gücü vardır ve toplumsal hareketleri mayalandıran, rutin hayata bakış açısı kazandıran bir vazgeçilmezdir. Sanat yapıtı, izleyiciye sunulması gereken bir olgudur. Sanat yapıtının varlığı bir izleyici kitlesinin onu 'tüketmesine' muhtaçtır. Kitlenin bir bilinçsiz kalabalıktan çıkıp nitelik kazanması için estetikle bütünleşmesi zorunludur. Kamusal sanatta amaç halkla, kitleyle, toplumla daha demokratik bir ilişki kurmaktır.
Kamusal alan heykellerinin izleyicileri o alanda yaşayan tüm insanlardır, ilettikleri görsel mesajlar insanlara doğrudan ulaşır. Bu konuya en uygun örneği Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin çevre temizliğine mizahi açıdan dikkat çekmek için yaptırdığı “çekirdek çitleyen eşek” heykeli ile verilebilir. Yasakların, uyarıların, yaptırımların sonuçsuz kaldığı durumda Belediye Başkanı Heykeltraş Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen “Sanat” dilini seçerek etkileşim oluşturmuştur.
             Mevcut yaşam ortamları, insanların gereksinimlerini tam karşılayamadığı gibi, yaratılan mekanik çevre bireyi hasta etmekte, bunalıma sürüklemektedir. Bu nedenle çocuk oyun bahçelerinden, parklara, caddelere, binalara kısacası günlük hayatın geçtiği mekânlara sanatı götürmek gerekmektedir. Sanatı insanın dışında, algılanması zor ve zahmetli mekânlarda değil, insanı sanatın içinde yaşatmak çağın gereği olmuştur. Sanatın kent mekânlarına götürülmesi, hem çevreye katkıda bulunacak, hem de insanı çevresine karşı daha duyarlı yapacaktır.
             Kültürel çeşitliliği ile Manisa; kamusal sanat alanını kullan(a)mayan şehirler arasında yer almaktadır. Meydanların, parkların ve sevgi yollarının sanat yapıtlarıyla nitelik kazandırılması, Klasik ve alışılagelmiş çevresel düzenlemelerin estetikle birleştirilmesi kent imajına olumlu yansıyacaktır.
            Bir kente girildiğinde, o kentin tarihini ve kültürünü yansıtan yapılar, eğlence ve dinlenme alanları, tarihi yapısı, mimari özellikleri kent kültürü hakkında bize ipuçları verir. Bu bağlamda kent, gelenek ve göreneklerin, örgütlü tavır ve görüşlerin toplandığı yerdir. Kültürler kentte doğarlar, kentte yaşarlar ve kente katkı sağlarlar. Bu niteliğiyle kentler, bir kültürü simgelemektedirler.
Kentli olmak sürekli değişen bir estetik kültürün parçası olmaktır. Estetik kültür, kent içinde mekansal gelişmeler kadar yaşam alışkanlıklarının değişmesinde de etkili olur. Bu anlamda kent kültürünü geliştirecek bir estetik kültür, ancak daha fazla kişinin sanata ulaşabilmesi yoluyla anlamlı olacaktır.
        Kentli olmak sürekli değişen bir estetik kültürün parçası olmaktır. Bu anlamda kent kültürünü geliştirecek bir estetik kültür, ancak daha fazla kişinin sanata ulaşabilmesi yoluyla anlamlı olacaktır.