Türkiye'de yetişen birçok tarımsal üründe ilk sırada yer alan Manisa tarımsal alan büyüklüğü olarak Türkiye'nin en büyük 10. kenti, Ege Bölgesi’nin de 1. kentidir. Arazi ve mevsim şartları sebebiyle, tarım ürünleri çeşit ve miktar bakımından başlıca ürünleri buğday, arpa, mısır, pirinç, nohut, bakla, tütün, pamuk, susam, karnabahar, kereviz, domates, patlıcan, pırasa, kabak, biber, fasülye, ıspanak, lahana, Türkiye üretiminin % 85’i Manisa’da olan Üzüm ile üzümün başkenti olarak bilinir.
        Türkiye’de yetişen tütünün % 75’i Manisa’dan, Kuzey yarım kürenin ilk yetişen kirazı, sofralık zeytin üretiminde Türkiye’de 1. Sırada olduğunu gerçeğiyle tarımın kentin önemli gelir kaynakları arasındaki yeri yadsınamaz.
        Tarım başlığı ile dört mevsim ürün çeşitliliği, kent imajını oluşturacak potansiyel ile marka statüsünde değerlendirebileceğimiz üzüm, zeytin, kiraz, gibi ürünlerin kent turizmi ve sürdürülebilir turizm destinasyonu çekicilik unsuru olarak kullanabiliyor muyuz?
      Uzun yıllardır Avrupa’da uygulanan ve tarımsal turizm olarak adlandırılan Agro turizm; konaklamadan yeme içmeye, üretimden ticarete kadar geniş bir kapsama alanına sahip, kırsal çevre, bölge coğrafi dokusu ve ürün çeşitliliğinin korunması amacıyla yürütülen turizm politikasıdır.
      Eğitim, kültür ve sanatsal faaliyetler içeren, bir çeşit tarım gezisidir diyebiliriz. Aslında Kentimizde geçmiş dönemlerde yapılan bağ bozumu şenlikleri,  zeytin hasat şenlikleri, çilek, şeftali, kiraz festivalleri agro turizm kapsamında yerli ve yabancı turistlerin kente dair üretim zenginliklerini ve kültür çeşitliliğine dahil oldukları etkinliklerdir.
         Tarım ve turizm ortak özellikleri bakımından birbirlerini tamamlar niteliktedir. İki sektörün birbiri ile olan ilişkisi, insanların doğal yaşama duydukları özlem ve kaynakların giderek tüketilmesi tarım ve turizmi bütünleştirerek bir paydada toplayan agro-turizmi ortaya çıkarmıştır.
        Agro-turizm kitle turizminin yıkıcılığına karşı, alternatif bir turizm türünü ifade etmesi ve turizmi çeşitlendirerek yılın 12 ayına yayılmasına imkan vermesi gibi etmenleri saymak mümkündür. Bu doğrultuda tarım ürünü odaklı yerel şenlikler ve festivallerin kent imajını oluşturacak ve sürdürülebilir turizm destinasyonu çekicilik unsuru olarak kabul edebiliriz.
       Agro-turizm alternatif ya da sürdürülebilir tarımın varlığı, tarımın katma değer yaratması, doğrudan çiftlik ürünlerinin pazarlanmasına olanak tanıması ve özellikle kırsal alandaki yerel halkın kalkınmasını sağlamada önemli bir rol üstlenmektedir. Agro turizm faaliyetleri bir çeşit ürün çeşitlendirme faaliyetine dönüşmüş, bu alanda hizmet edenler ise temel işlerine ilaveten turizm sayesinde ilave gelirler elde ederek kazançlarını artırmışlardır.
        Yerel toplum-turistler açısından bir katalizör gibi değerlendirilecek agro turizm, yerel topluma ait değerlerin, doğal yapının, tarihsel ve kültürel özelliklerin turistler aracılığı ile taşınması ve başka alanlarda da yayılmasına neden olan bir faaliyet görevi üstlenmektedir. Özellikle değişen koşullarla birlikte tarımın göreceli olarak getirisinin azalması, agro-turizmin tarımsal faaliyetleri çeşitlendirerek yerel halka ekonomik getiri sağladığını söyleyebiliriz.
       Toplumun ulusal kültürünü oluşturan Anadolu uygarlıklarının tarımsal üretim, özel ekolojik ürünler gibi geleneksel yaşayış biçimlerini şekillendiren yöntemlerinde turizm ile bütünleştirilmesi olgusu da kalkınmaya ayrı bir boyut kazandırmıştır.
     Manisa gibi tarım kültürünün, tarımsal ürün çeşitliliğinin, tarımsal ekonomi ve etkisinin hakim olduğu kentin yerel kalkınma ve sürdürülebilir alternatif turizm başlıklarına tarım turizminin de dahil edilmesi, yapılacak swot analizlerinin sonuçlarıyla 17 ilçenin turizm potansiyelini artıracak adımlar atılması, kent imajı ve marka etkisini güçlendirecektir.