“Beyin sisi” denilen şey aslında bilişsel fonksiyonlarımızın zayıflaması ya da beynimizde oluşan yorgunluk olarakta tanımlanabilir.

“Beyin sisi” denilen şey aslında bilişsel fonksiyonlarımızın zayıflaması ya da beynimizde oluşan yorgunluk olarakta tanımlanabilir. Günümüze bakacak olursanız herkesin mental anlamda bir zayıflama şikayeti var. Pandemi süreciyle birlikte artan, stres kaygı ve sinir bozukluğu gibi psikolojik bozuklukların ardından farklı şekillerde etkilenen toplumumuzda “beyin sisi” daha belirgin olarak kendini göstermeye başladı. Bir hastalık olarak tanımlanmayan fakat çeşitli nörolojik bozukluklara yol açan “beyin sisi” bireylerde ;

Unutkanlık, Dalgınlık, Dikkat dağınıklığı, Konsantrasyon kaybı, Kelime bulma güçlüğü, Kelimeleri yazarken zorlanmak, Yanlış kelimeleri kullanmak, Söylenilmemesi gereken sözleri ağızdan kaçırmak, Düşünceleri toparlayamamak, Bir iş yaparken konuşulanları duymamak veya anlamamak, Uykulu hissetme, Uykuya dalamama, Alınganlık, İki işi aynı anda yapamama, Çevreden kopuk hissetme, Araba sürerken yolu kaybetme, Önemli konularda karar verememe, Eşyaları bulamama veya kaybetme, Gazete veya kitap okurken  düşüncelere  dalma  ve  farkında olmadan sayfaları  çevirme gibi uzayıp giden şikayetlerle kendini gösterir.

Beyin sisi neden olur? Bunu bir tek sebebe bağlamak mümkün değildir. Vitamin, mineral (B,D vit. Magnezyum, Demir) eksikliklerinin yanı sıra hormon bozuklukları (tiroit,insülin) uyku problemleri,düzensiz beslenme (hazır gıdalar veya aşırı karbonhidrat tüketimi) aşırı çay ve kafein tüketimi,yoğun çalışma şartları,bağırsak geçirgenliğine bağlı kronik toksin yükü ve enflamasyon, kan-beyin bariyerinin bozulması veya metilasyon bozukluğu “beyin sisi” nin nedeni olabilir. Dolayısıyla   benzer   şikayetleriniz varsa öce nedenini tespit etmek ilk hedefiniz olsun.

Bu durumla mücadele etmek ve  yaşam  konforunu   arttırmakta  elbette beslenme önemli yer tutuyor. Vücudumuzun yaklaşık  %65-70’ nin su olduğunu bildiğimize göre ilk kuralımız susuz(günlük en az 8-10 bardak) kalmamak olur. Bağırsak sağlığı aynı zamanda beyin sağlığını da etkilediği için beslenmenizden en az 2 ay boyunca gluten, şeker ve süt ürünlerini çıkarmanız iyileşmenizi destekler. Bunlarla birlikte beslenmede  taze sebze ve meyve, zeytinyağı, tohumlar (keten,chia tohumu), kuru yemiş(ceviz,fındık,badem) gibi besinlere daha fazla yer vermelisiniz. B12 vitamin kaynaklarını  (balık, et, yumurta, ciğer) Folik asit kaynaklarını(yeşillikler, sebzeler, ciğer, balık, kuruyemişler, çekirdekler ve tohumlar) B6 vitamin kaynaklarını  (hayvansal protein, tatlı patates, kök sebzeler, kuruyemişler, muz, kestane,, havuç, ıspanak, avokado) C vitamini kaynaklarını (narenciye, biberler, sebzeler, meyveler) Selenyum kaynaklarını (kaju, kuruyemişler, yumurta, yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı et, balık, deniz ürünleri, kinoa, çhia, karabuğday) İyot kaynaklarını (balık, deniz ürünleri, deniz börülcesi, dereotu, iyotlu deniz tuzu) sofralarınızdan eksik etmemelisiniz.

Beyin ve vücut sağlığı için uyku da  tartışılmaz  bir unsurdur. Bunun için düzenli ve kaliteli uyku uyumaya çalışın. Gün içinde öğleden sonraki saatlerde çay veya kahve tüketmemeye çalışın. Zengin melatonin kaynağı olan vişne, zeytin, zeytinyağı, nar, brokoli, kuruyemiş, tohum ve çekirdekleri daha düzenli tüketin. Açık havada yürüyüş ya da egzersizler gece uyumanızı kolaylaştırır ve aynı zamanda stres seviyenizi düşürür. Uyku bozukluğunun önüne geçemiyorsanız bir sağlık profesyoneli yardımıyla melatonin veya magnezyum takviyesi kullanmanız yararlı olur.

Yaşamınızın  sağlıklı, zinde  ve  aktif bir beyin işleviyle  sürmesi dileklerimle…