Manisa’daki arıtma tesisinden kamyonlar dolusu çamurun getirilip, kömür tozu ve tavuk gübresi ile işlenmesiyle birlikte çevreye kimyasal salgıları bırakarak üzüm bağları başta olmak üzere meyve ağaçlarının kurumasına neden olduğu gerekçesiyle üreticiler, CİMER başta olmak üzere ilgili kurumlara başvurdu. Binlerce dönüm arazisi bulunan üreticiler Süleyman Kayalı, Dursun Drumaz, Hayri Savaşçı ve Arap Borak isimli üreticiler, çevre katliamına neden olan kişinin ise bağ komşuları olduğunu iddia ettiler.

 “KİRALAMA BÜYÜK VE KÜÇÜK BAŞ BESİ ÇİFTÇİLİĞİ İÇİN”

 Üreticiler, Hacı Özdilek’in üç yıl öncesinden ‘Büyük ve küçük baş hayvan üretim çiftliği’ kuracağı şartıyla mülk sahibi olan emekli öğretmen Doğan Kavurmacı’dan 30 dönümlük arazinin kiralandığını iddia etti.

  Hacı Özdilek’in tarımla uğraş veren bağ komşuları kısa zaman sonra Hayvan besiciliğin yanı sıra Horozköy bölgesindeki arıtma tesisinden çiftliğe kamyonlarla kimyasal atık getirilmeye başlandığını gözlemlediklerini belirttiler. Getirilen arıtma atıkları yine kamyonlarla çiftliğe taşınan kömür tozu ve tavuk gübresi ile karıştırılarak elde edilen yakıtların çevredeki elektrik santrallerine satıldığı belirten dilekçeli şikayetlerini defalarca ilgili makamlara ilettiklerini dile getirdi.

  

“KİMYASAL SANAYİ ÜRÜNÜ ÜRETİLİYOR.”

Üzüm üreticisi aynı zamanda da hayvan çiftliği sahibi Süleyman Kayalı ise “Bu kişinin bizim gibi küçük ve büyükbaş hayvan üretimi yapacağını düşünmüştük. Oysaki gelin görün ki durumun hiç de öyle olmadığını gördük. İlgili kişi verimli Gediz Ovasının göbeğine adeta kimyasal maddelerin karışımı ile ortaya çıkan enerji santral yakıtı üretmeye başlayarak hem koku. Aynı zamanda ürünlerimize zarar verir öte yanda çevre katliamına yol açar duruma geldi. Hayvan besiciliği yapacağım diye çıkılan yolda ovanın tam göbeğinde üstelik Ege Bölgesi’nin en verimli arazilerin bulunduğu yerde adeta kimyasal sanayi ürünü üretiliyor. Buradan yayılan kimyasal kokular en yakınımızda bulunan yerleşim birimlerinde oturan sakinlerce kokuyu bizim besi çiftliklerinden yayıldığından bahisle bizler şikayet konusu haline geldik. Oysa ki bizim verimli tarım arazilerimizi büyük tehdit altında bırakan bu çevre katliamın bu tesiste yapılan kimyasal madde üretiminden kaynaklandığı kanıtlamamıza rağmen hiçbir birimin buna dur demiyor olmasını şaşkınlıkla karşılıyoruz” dedi.

  

“BU KÜL BİZE FAZLA GELDİ”

Dev kül dağlarının gölgesinde bağcılık yapmaya çalıştığını belirten Dursun Durmaz, rüzgarın esmesiyle birlikte kömür tozları ve kül partükürlerin bağları başta olmak üzere tarım arazisinin içerisindeki yüzlerce meyve ağaçlarını kuruttuğuna dikkat çekerek, “Komşularımız ile birlikte bu durumdan rahatsız olduğumuzu ve üretim anlamından oldukça zarar gördüğümüzü hem Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne, Şehzadeler Belediyesine,Tarım İl Müdürlüğüne ve CİMER’e bildirdik. Fakat bizim içinde bulunduğumuz duruma dur diyecek her hangi bir resmi kurum gelip te bir tutanak dahi tutmadı.Bir atasözü vardır.’Komşu komşunun külüne muhtaçtır” bizimkisi gerçekten çok fazla oldu. Bu kül bize fazla geldi. Sanayi tesisi haline getirilen bu hayvan besi çiftliğindeki üretim yüzünden arazilerimizin çevresinde dev kül ve toz kömür dağları oluştu.” diye konuştu.

“TARIM ARAZİLERİMİZ GÖZ GÖRE GÖRE YOK OLUYOR”

Manisa İtfaiyesinden emekli olan Hayri Savaşçı da “Besi çiftliği adı altında Gediz’in verimli arazilerin yer aldığı bu bölgede böylesine kimyasal gazlar salgılayarak bağlarımız ve meyve ağaçlarımıza zarar veren böylesi tesise kim izin verdi ve göz yumuyor onu anlamak istiyoruz. Büyükşehir Belediyesi, Şehzadeler ilçe Belediyesi,Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilerini göreve davet ediyoruz. Tarım arazilerimiz göz göre göre yok oluyor” ifadelerini kullandı.

TESİS RUHSATSIZ VE KAÇAK ÇIKTI

Manisa Gediz ovasının göbeğinde besi çiftliği adı ile kiralandığı belirlenen iki verimli arazi üzerine oturtulan kömür tozu-tavuk gübresi ve arıtma tesislerinden çıkartılan çamurun karışımı ile elde edilen enerji santrallerinde kullanılan yakıt üretim tesisi ile ilgili Manisa Valiliği harekete geçti.

Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk’ün oluşturduğu ekipler tesisin bulunduğu Gediz Ovası’na giderek tesis hakkında tutanak tuttu. Ekiplerin yaptığı ruhsat incelemesinde ilgili tesisin besi çiftliği dahil olmak üzere her hangi bir sanayi tesisi olarak ruhsatının bulunmadığı ve bugüne kadar izinsiz ve ruhsatsız olarak aylardır çevreyi kirlettiği ortaya çıktı.

Ekipler tarafından arazi sahibi hakkında verimli toprakları kirletmek ve bozmaktan dolayı para cezası uygulanacak.  Öte yanda da mevcut arazisinin kaçak tesisi eski haline dönüştürülmesi tutanağa bağlandı.

Hacı Özdilek tarafından kiralanan 30 dönümlük iki parsel arazide kimyasal üretim yaptığı gerekçesiyle de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ekiplerince de çevreyi kirlettiği için yüklü miktarda para cezası uygulayacağı belirtildi.

Manisa Gediz Ovası’nın göbeğinde kaçak tesis yapılan bölgeyle ilgili soruşturmanın bizzat Manisa Valisi Yaşar Karadeniz tarafından verildiğine işaret eden Tarım ve Orman İl Müdürü Metin Öztürk;

“ Biz daire olarak arazinin asıl sahibi hakkında tutanak tuttuk. Ayrıca toprakları kirletmekten dolayı da para cezası uyguluyoruz. Mevcut araziyi eski haline getirmesi yönünde de tutanak tuttuk. Böylesi bir tesisin bırakın besicilik ruhsatının sanayi üretimi yapması yönünde herhangi izni dahi bulunmamaktadır.” dedi