Bugün 11 Nisan Dünya Parkinson Günü. Burada zaman zaman Parkinson hastalığının farklı boyutlarını konuştuk, ancak Parkinson’a adanan bu  günde bir güncelleme yapmak ve hastalık ile ilgili farkındalığı arttırmak istedim.

Parkinson Hastalığını tanıyalım: Temel belirtileri ellerde, bazen ayaklarda titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik, yürüyüş bozukluğudur. Beyinde hareketi kontrol eden dopamin adlı hücrelerin kaybı ile ortaya çıkar.

Parkinson Hastalığı oldukça yaygın : Dünyada 10 milyon, Türkiye’de 130 bin Parkinson hastası olduğu sanılıyor: Bunun nedeni, insan ömrünün uzaması ile Parkinsonlu hastası sayısının giderek artması olarak yorumlanabilir.

Parkinson sadece ileri yaş hastalığı mı? Genelde orta ve ileri yaş hastalığı olarak kabul edilse de, azımsanmayacak oranda genç yaşlarda olabiliyor.

Türkiye genetik Parkinson sıralamasında dünyada ön sıralarda: Genç yaşlarda başlayan Parkinson genetik kökenlidir ve ülkemize özel genler tanımlanmıştır. Erken yaşta titremesi olanlar bir uzman doktor tarafından değerlendirilmelidir.

Tek bir Parkinson hastalığı yok: Modern görüntüleme teknikleri ve genetik  bilimindeki  gelişmeler ile farklı özellikler gösteren Parkinson hastalarının ayrı grup hastalıklar olduğu anlaşıldı.  Dolayısı ile Parkinson yok, Parkisonizm var.

Hava kirliliği, ağır metaller, sulardaki toksinler, kafa travmaları : Parkinson için ciddi risk oluşturmakta. Genç yaşta tanı konulup, ringlere erken veda eden ünlü boksör Muhammed Ali Clay örneğini hatırlayalım. Tüm dünyada Parkinsonun artmasında, sanayileşme sonucu çevre kirliliğinin kuşkusuz etkisi var.

Parkinson Hastalığı tedavi edilebilir mi? Klasik Parkinson hastalığı dopamin içeren ilaçlarla tamamen tedavi edilemese bile, iyileştirilebilir. Hastalar uzun süre bağımsız yaşam sürebilirler. Uygun hastalarda beyin pili de yararlıdır.

İlacın en büyük yardımcısı açık havada egsersiz: Zamanla hastalarda değişen oranda bellek kaybı oluyor. Ağrı da çok sık yaşanan bir durum. Özellikle açık havadaki egsersiz hem fiziksel, hem zihinsel kapasiteyi arttırıp, ağrıları azaltmaya yardımcı olur.

Parkinsona iyi gelen mucize besin var mı? Taze baklanın iyi geldiğini biliyoruz ancak fazla tüketmek zararlıdır. Akdeniz tipi diyet hastalara iyi gelir. Parkinson ve bağırsak ekseni ilişkisi de kanıtlandığından, probiyotikler da önerilmekte.

Parkinson tedavisinde güncel gelişmeler: Beyinde bir protein birikimini hastalığa yol açtığıı biliyoruz. Aşılar, genetik tedaviler, kök hücre çalışmaları, bağışıklık sistemini düzenleyici tedaviler, prebiyotiklerle ilgili umut verici gelişmeler var. Hastalık mekanizmaları daha iyi anlaşılırsa erken tanıda ile de bu tedaviler devrim yaratabilir.

Parkinson hastaları önerilen şekilde ilaçlarını kullanıp, sağlıklı yaşamaya dikkat ederlerse uzun süre hastalığın kendilerine yenmesine izin  vermezler.

Güzel yaşamak dileği ile..