Yanlış duymadınız, yapılan araştırmalar dünya nüfusunun yarıdan fazlasının bu patojen yani hastalık oluşturabilen bakteri ile enfekte olduğunu bildiriyor. Bu durum Türk toplumu için de aynı, toplumun yüzde 50-60’ında Helicobakter pylori var. Özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan    ülkelerin  önemli sorunu olan bu bakteriyi tanıyalım.

Helicobakter pylori yıllarca midedeki yüksek asit düzeyinden kaynaklandığı düşünülen mide ve onikiparmak bağırsağı ülserine neden olan patojen bakterinin ismidir. Hijyen yokluğu ve sosyoekonomik durumun etken olduğu düşünülen Helicobakter pylori, temelde geniş ailelerde ve kalabalık yaşam şartlarında kirli besin ve su tüketimi olanlarda, sağlık çalışanları gibi mide içeriğine maruz kalan kişilerde diğer kişilere oranla daha sık görülüyor.

Bu bakterinin temel olarak ;

·         Gastrit, atrofi (mide duvarında incelme), intestinal metaplazi (kansere neden olabilecek hücresel değişiklikler),

·         Mide ülseri,

·         Onikiparmak bağırsağı ülseri,

·         Mide kanseri,

·         Mide lenfoması hastalıklarına neden olduğu bilinir.

Mide yanması ve ağrısı, göbek çevresi karın ağrısı, bulantı, kusma, gaz, şişkinlik, yemek sonrası dolgunluk hissi, geğirme ve ağız kokusu gibi sindirim sistemi semptomları hastalığın temel bulguları arasında yer alır. Bu tür  şikayetleriniz   varsa mutlaka taramadan geçmenizde yarar var. Tarama    sonuçlarınız   pozitifse  antibiyotik tedavisine ihtiyacınız olabilir.

Bununla beraber Helicobakter  pylori’ den kurtulmak için  doğal yöntemlerden de yararlanabilirsiniz. Probiyotikler bu konuda ilk yardım alınan desteklerdendir. Genellikle antibiyotiğe dayanıklı bir patojen olan Helicobakter pylori tedavisinde probiyotikler oldukça etkilidir. L.Fermentum, L.Casei ve L.Brevis bu patojenle savaşma da en etkili probiyotiklerdir.Bu patojen bakterinin  tedavisinde günlük 2 gr çörek otu tüketiminin  etkili olduğunu gösteren  çalışmalar vardır.Günlük yeşil çay tüketimi gastrik mukozal inflamasyonların ve Helicobakter pylori tedavisinde destekleyicidir.Bunlarla beraber 1-2 günlük filiz halindeki brokoli Sülforafan kimyasalını içerir ve  bu kimyasal güçlü bir antioksidandır ve Helicobakter pylori tedavisinde etkilidir.Doğal bir anti-inflamatuar ve antibiyotik olan sarımsağın; hem çiğ hem pişmiş halde tüketilmesi Helicobakter pylori’ nin öldürülmesinde etkilidir. Propolis  içeriğindeki yüksek fenolik bileşenler sayesinde bu patojen ile savaşta etkinlik gösterir. Ev yapımı elma sirkesinin mide rahatlatıcı ve semptomları hafifletici etkisi bulunur. Fermente gıdalardan, omega 3 yağ asitlerinden, meyve ve sebzelerden zengin helicobakter pylori diyeti  ise  bu patojenin oluşturduğu  semptomları hafifletir. Birçok hastalıkta da olduğu gibi psikolojik stresin yatıştırılmasıyla semptomların hafiflediği; stresin arttığı durumda enfeksiyonun şiddetlendiğini gösteren   çalışmalar  olmuştur.

Özetle, tanısı belli olduktan sonra ilaç beraberinde tıbbi beslenme tedavisi ile bu patojen bakterinin vereceği zararlardan korunabilirsiniz…