Dünya’da her ülke gibi enflasyona karşı boğuşan Türkiye’de, asgari ücret belirlenmesi sürecinde zincir marketler tartışması gündeme geldi.
2022’de alım gücünü arttırma yönelik başta ara zam ve bir çok destek paketi yapılsa da istenilen yüzde yüz oranında olmadı.
Şimdilerde hem hükümet tarafından hem de Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP zincir marketleri hedef tahtasına oturttu.
Halkın en zor sürecin zincir maketlerin oyununa şahit olmuştuk.
Zorlu pandemi sürecinde ve sonrasında bu marketler ortak hareket ederek fiyatları kuruşu kuruşuna aynı yapmıştı.
Birde bu zorlu süreçte stokçuluk da ortaya çıktı.
Ülke dış etkenler olan savaş ve buna bağlı enerji krizinin etkilerini yaşarken bir de içerideki oyunlara maruz kaldı.
Ben bu süreçte zincir marketleri köşe yazılarım çok eleştirmiştim. 
Çünkü bu maketler vatandaşın cebine göz diktiler.
Her ne kadar cezalar verilse de caydırıcı olmada.
Kesilen cezalar bu marketlere çekirdek gibi geldi.
Çünkü serbest piyasada ürünlere serbest bir şekilde zam yaptılar.
Şimdilerde ise asgari ücret konuşuluyor.
Her vatandaş asgari ücretten sonra gelecek zamları düşünüyor.
İşte bu noktada nerdeyse her köşe başında açılan marketlerde bu süreçte gündemde.
Zincir marketler ise enflasyonu bahane ediyor.
Evet enflasyon var ama bu bahane edilerek sürekli yüklü miktarda zam yapmak gerekmiyor.
Açıklamalarda kendilerini masum göstermeye çalışıyorlar.
Ama bu vatandaş geçmişi unutmuş değil.
Şimdi onlara yönelik kapsamlı bir çalışma var.
Karşılıklı açıklamalar yapılsa da vatandaş bu tartışmaların ışığında yapıcı bir şey bekliyor.
Denetim sürekli olmalı.
Cezalar caydırıcı olmalı.
Ürünlerin fiyatlarını bu marketler belirlememeli.
Hükümete bağlı bir sistem üzerinde çalışma yapılmalı.
Vatandaş gerekli adımların bu süreçte atılmasını bekliyor.
Bakalım zincir marketler tartışmaları neyi getirecek…