Öncelikle  “Homosistein” in ne olduğunu, vücutta ne işe yaradığını kısaca öğrenelim. Homosistein  vücudumuza    genellikle et, yumurta, balık ve tahıllar gibi proteinden zengin  besinlerle  aldığımız  bir amino asit (proteinin en küçük birimi) olan metiyoninden yapılır. Metiyonin  amino asidi  ise vücudumuzda sentezlenemediği için  beslenme yoluyla dışarıdan almamız şart ve yağların metabolik olarak yakılmasını hızlandırır.

Aslında metiyoninden yapılan  homosistein  vücutta önemli işlevi olan bir ara maddedir. Bu önemli işlevinden biri de metiyoninin  glutatyon olarak adlandırılan  bizim için önemi büyük olan antioksidana dönüşmesini sağlayan bir parça olmasıdır. Bununla birlikte vücut hücrelerimizde yaşamsal bir döngü olan metilasyon  döngüsünün ana maddelerinden biridir. Bu döngüde homosistein, metiyonin, glutatyon veya  S-adenozil L-Metiyonin gibi moleküllerin birbirine dönüştürülebiliyor  veya birinin diğerini oluşturabiliyor olması  ve bu moleküllerin dengede olması sağlığımızın sürdürülebilir olması açısından büyük önem taşıyor. Homosistein seviyeleriniz olması gerekenden yüksek ise bilin ki kalp-damar sağlığınız tehlikede koroner kalp hastalığı riskiniz yüksektir. Dolayısıyla hekiminizden rutin olarak biyokimyasal testlerinizi istemenizde yarar var.

Elbette  vücutta homosistein  seviyelerini etkileyen faktörler var. Bunların başında beslenme (metiyoninden zengin beslenme yani fazla kırmızı et ve süt ürünlerin tüketilmesi) ve yaşam tarzı (sigara, kahve ve alkol alışkanlıkları) geliyor. Aynı zamanda   bazı kronik hastalıklar         ( obezite, tiroid hastalıkları, böbrek hastalıkları,sedef hastalığı gibi )  vücutta ağır metal birikimi (özellikle civa), bazı vitamin ve mineral (aktif folat, vitamin B6, vitamin B12, betain, vitamin B2 ve magnezyum) eksiklikleri de  homosistein yüksekliği riskini arttıran faktörlerdendir.

Yükselen homosistein seviyenizi düşürmek için; öncelikle  beslenme alışkanlıklarınıza ve yaşam tarzınıza yoğunlaşın. Özellikle beslenmenizde kırmızı et ve süt ürünleri gibi metiyoninden zengin besinleri fazla tüketiyorsanız bunları kısıtlayın. Egzersiz yapmak  hayatımızın her döneminde önemli olduğu gibi homosistein seviyelerini düşürmede de etkin olması nedeniyle mutlaka günlük egzersiz alışkanlığınızı  edinin. Her gün zaman ayıramıyorsanız en azından haftanın 3 günü 30-45  dk kadar zaman ayırın. Alkol tüketimini  ve sigarayı bırakmayı deneyin. Doğru beslenme ve diğer değişiklerin yanı sıra bazı mikro besin ögelerini  (aktif Folat, B12,B6 vitaminleri, Magnezyum, N-Asetin Sistein,Kolin gibi) hekiminizin tavsiyesi ile almanız homosistein  seviyelerini düşürmeye yardımcı olup metilasyon  döngüsünün aksamadan sürdürülüyor olmasını destekleyecektir.

Kalbinizin ve tüm bedeninizin sağlıkla kalması dileklerimle…