Bu mesajlardan ilki: Kadir Gecesi'ni değerli kılan Kur'an’ı Kerim’in ilk inişine şahitlik etmesidir. İnişe şahitlik eden gece değer bulur da inişine şahitlik eden gönül değer görmez mi? O halde her birimize düşen ödev bu gece kalbimizin semâsına, Kerim Kitabı bir kez daha indirmek olmalıdır. İnsan geceden daha değerlidir.

ü İkinci mesaj, Kadir Gecesi müminlere her yıl ömürlük fırsat sunmaktadır. Yüce Rabbimizin insanlığa rahmet ve umut kapısı olarak bahşettiği bu mübarek gecede, geçmişimizi değerlendirerek gafletle geçen günlerimizi sorgulama, günahlardan arınma, unutarak ve bilmeyerek işlediğimiz hatalara tövbe edip af ve bağışlanma dileme zamanıdır."

ü Kadir suresinin üçüncü mesajı, vahiy meleği Cebrail (a.s) ile melekler Kur’an’ın inişi hürmetine bu gece yeryüzüne selam ve esenlik getirmek üzere ardı ardına inmektedirler. Allah’ın büyük bir ihsan ve ikramı olan semadan yere olan bu göç her sene tekerrür etmektedir.

Kadir Gecesi'ni ancak Kur’an’ın kadrini, kıymetini bildiğimiz oranda hakiki anlamda ihya etmiş oluruz.

Kur’an’ın hak, hakikat, ahlak ve adalet ilkelerine sarıldığımız ölçüde bu gecede bir ömre bedel manevi gelişmeler yaşayabiliriz."

Kur'an'ın barış ve esenlik mesajlarına değer verdiğimiz nispette, Allah'ın meleklerinin yeryüzüne barış ve esenlik getirmek üzere indiklerinin idrakine varabiliriz.

Kadir Gecesi'ni idrak ederken Müslümanlar olarak bilmeliyiz ki bizlerin, tüm insanlığın barış ve huzuru için hayrın anahtarı şerrin kilidi olmak gibi bir vazifesi vardır. Dünyanın neresinde olursa olsun topyekûn açların, yoksulların, mahrumların, mağdurların, zayıf bırakılmışların, zulme uğramışların, mültecilerin yaralarını sarmak, aziz şehitlerimizin emaneti olan ailelerine sahip çıkmak, terör mağduru insanımıza kol kanat germek, toplumdaki yetimlerin, yaşlıların, engellilerin ve ihtiyaç sahiplerinin gönüllerini yapmak, kısacası tüm dünyaya sevgi ve merhamet taşımak, bu vazifenin en önemli unsurudur. Bu vazife, bu gece yeryüzüne inen meleklere ve Cebrail Aleyhisselama eşlik edecek maneviyata uygun bir kulluğa sahip olmak için de yerine getirilmesi gereken bir ödevdir.

Kur'an'ın indiği bu kutlu geceyi değerlendirmek bir ömrü hayırla geçirmiş olmak yani bereketlendirmek anlamına gelmektedir.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Faziletine inanarak ve karşılığını Allah'tan bekleyerek Kadir gecesini değerlendiren kişinin geçmiş günahları bağışlanır." Buhârî, Îmân 25.

Değer gecesinin fazilet ve bereketine gönülden inanıp sevabını sadece Allah'tan bekleyerek   ibadet, dua ve hayır hasenât ile o geceyi ihyâ edip değerlendirmeye çalışan mü'minlerin elde edecekleri kazanç, geçmiş günahlarının bağışlanmasıdır. Bu, küçümsenecek bir sonuç olmadığı gibi, hadisin ifadesiyle iman ve ihtisaba dayalı ihyâ da basit ve rastgele kayıtlar değildir.

İman, her işimizde temel şarttır. İnanmadığı halde ya da gösteriş olsun diye böyle müstesna gün ve gecelerde birtakım girişimlerde bulunanlar, ancak kendilerini aldatırlar ve boşuna yorulmuş olurlar. Âdet olduğu için değil, içinden gelerek Kadir gecesini değerlendirmeye çalışmak önemlidir. Bunun sonucu ise, geçmiş günahlardan arınmaktır.

Ayrıca bu mübarek gecede dua etmek sünnettir.

Âişe radıyallahu anhâ  şöyle dedi: Ey Allah'ın Resulü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilecek olursam, o gece nasıl dua edeyim? diye sordum.

- "Allahım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni bağışla! diye dua et" buyurdu. Tirmizî, Daavât 84. Ayrıca bk. İbni Mâce, Dua 5

Geceyi şöyle değerlendirmek mümkündür:

1. Gündüzünü oruçla geçireceğimiz kadrin gecesini de ibadetle geçirmeye çalışalım.

2. Geceye Kur’ân-ı Kerim okuyarak başlayalım. Okuyamıyorsak okuyanları dinleyelim. Hayatımıza taşımak için planlar kuralım. Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duygularımızı kuvvetlendirelim.

3. Peygamber Efendimiz (sas)'e salât ü selâmlar getirelim, onun sünnetini hayatımıza taşımak ve yaşamak için kendi kendimize yeniden söz verelim.

4. Günahlarımıza samimi olarak tevbe ve istiğfar edelim; idrak edilen geceyi son fırsatmışçasına bilerek nedamet ve inabede bulunalım. Kusur ve günahlarımıza bir daha yanlışlara dönmemeye gayret gösterelim.

5.  Bu gece, ev halkımızla toplanalım, gecenin mana ve önemini özellikle çocuklarımıza anlatalım, aile fertlerimizle bir aile meclisi kurarak gecenin faziletini anlatıcı eserler, birlikte şiirler okuyalım. İlâhî ve ezgilerle özellikle çocuklarımızın gönüllerinde ayrı bir dalgalanma oluşturalım. Velhasıl yapılacak etkinliklerle bu gece onlarla birlikte ihya edelim.

6. Mümkünse kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle kılalım.

7.  Tefekkür, tezekkür, tedebbür de bulunalım. "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Rabbimin benden istekleri nelerdir" gibi konular başta olmak üzere derin derin düşünelim.

8. Geçmişin muhasabe ve murakabesini yapalım, şimdinin ve geleceğin programını çizelim.

9. Kaza, nafile namazları kılalım, gece ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edelim. Geceyi vesile kılarak namaza başlamamış olanlar namaza başlamalı, bu geceden sonra da namazlar bırakılmamalıdır.

10. Hayattaki anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandillerini tebrik edelim; dualarını isteyelim.

11.Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirlerini ziyaret edelim, ya da evlerimizden dua edelim.

12.Üzerimizde hakları olanları arayıp soralım; vefa ve kadirşinaslık ahlâkını yerine getirelim.

13. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, engelli, yaşlı olanların hallerini soralım, sevgi, şefkat, hürmet ve hediyelerle gönüllerini alalım.

14. Küs ve dargın olanları barıştıralım, gönüllerini alalım, kederli yüzleri güldürelim.

15. Mü'min kardeşlerimize dualar edelim.