İnsanların güven içinde yaşadıkları,  umutlarını gerçekleştirebildiği  , o şehrin  her imkanı sunduğu,  gencinin  şehirden uzaklaşmak istemediği, yaşadığı yerle gurur duyduğu bir şehir olmalı. Bizim insanımız bunu hak ediyor.  Maalesef yaşadığımız şehir tarihiyle gururlandırsa  da gelişmişlik açısından yanıltıyor.  Manisa'mızın tabiri yerinde olacaktır ki taşı toprağı tarih kokuyor . Fakat bu tarih kocaman binaların altında eziliyor. Rezidanslar veya AVM'ler değil vatandaşını mutlu edecek kültürel alanlar düzenlenmeli. Ünlü yazar Joseph Campbell ne güzel söylemiş:
“Bir toplumun neye inandığını görmek isterseniz, ufuktaki en yüksek binaların hangi işlere adandığına bakın.” 
Günümüz Manisa'sı gencine , çocuğuna,  yaşlısına imkanları sunmuyor. Merkezde  çocukların oynarken öğreneceği hiçbir faaliyet yok .Buna  en basit örnek olacaktır ki çocukların lunaparkı dahi yok. Ebeveynler sıradanlıktan uzaklaşmak için farklı şehir ziyareti yapma durumunda kalıyor. Bunun yanı sıra şehrimizde yeşil alanlar çoğaltılmalı , gençlerin sosyalleşeceği alanlar oluşturmalı .  Manisa'da yaşayan 7’den 70’e her vatandaş için yürüyüş parkurları kolaylaştırılmalı , güven de hissettirmeli. Çağ dışı üst geçit yapılıp üstüne bir de çıban gibi gözümüze batıyor,  göz zevkimizi  bozuyor . Daha gelişmiş bir üst geçit yapılabilirdi bazı şeyleri niçin yapmak için yapıyoruz ki ? 

Teknoloji hızını kesmeden ilerleken ve insanlık kendini geliştirirken iyi şehir planlamayı unuttuk sanırım...