2023 yılı her şeyden önce Cumhuriyet’imizin 100. yılı olması yönüyle bizim için çok büyük bir anlam içeriyor.

100 yıl önce, onlarca yıllık savaşlar ve acılar sonrasında kurduğumuz Cumhuriyetimiz millet olarak en büyük gurur kaynağımız. Her birimizin en büyük gayelerinden biri de ülkemize muasır medeniyet hedefinde katkı sunmak. Çünkü bu hedef, dedelerimize verdiğimiz bir söz olduğu kadar torunlarımıza da bırakabileceğimiz en büyük mirastır.

Muasır medeniyet yolunda bugüne kadar tabii ki büyük mesafe kat ettik. 100 yıl önceki şartları düşündüğümüzde geldiğimiz nokta hiç de küçümsenecek gibi değil.

Ancak bir gerçek var ki, on yıllardır süregelen bazı kronik sorunlarımızı hâlâ çözemedik. Bunların başında toplumun çeşitli kesimlerinde var olan kamplaşmaların bir türlü giderilememesi geliyor. Bu konudaki en büyük sorumluluk ise siyaset kurumuna düşüyor…

Siyasetçilerimizin en büyük görevi, ülkeye yapacakları en büyük hizmet; toplum içindeki tüm kamplaşmaları ortadan kaldırmak, en azından bu konuda çaba göstermektir. Ülkemizin müreffeh geleceğinin olmazsa olmaz şartı budur.

Bugün dünyanın en gelişmiş ülkesi de olsak, toplumsal huzurumuz yoksa başarılarımız bir anlam ifade etmez. Zaten toplumsal barış inşa edilmeden çok gelişmiş bir ülke de olunmaz!

Yeni yılda herkesin birbirini anlayabildiği, en azından anlamaya çalıştığı; kimsenin birbirini görmezden gelmediği, en azından yok saymadığı; bir ana ağladığında tüm anaların hüzünlendiği, bir baba çaresiz kaldığında bütün babaların dertlendiği bir ülke hayal ediyorum…

Ve ellerimi açmış, Cahit Sıtkı’nın satırlarıyla yeni yıl için dua ediyorum:

Memleket isterim

Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;

Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim

Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim

Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;

Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim

Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;

Olursa bir şikayet ölümden olsun.