Günümüzde  pandemi nedeniyle  bağışıklık sistemini güçlü tutmak adına  sıkça ismini duyduğumuz  Beta-glukan aslında yapısal olarak bir karbonhidrat çeşididir.

Günümüzde  pandemi nedeniyle  bağışıklık sistemini güçlü tutmak adına  sıkça ismini duyduğumuz  Beta-glukan aslında yapısal olarak bir karbonhidrat çeşididir. Karbonhidrat türlerinden posa yani lif grubuna girmektedir. İnsan beslenmesinde önemli olan Beta-glukan  sadece bitkilerde bulunur, bu yüzden dışarıdan alınması gerekmektedir.

Son 10 yılda Beta-glukan ile ilgili 500’den fazla bilimsel araştırma yapılmıştır. Araştırmaların sonucunda bağışıklık sistemi yani immün sistemi güçlendirici özelliği görülmektedir. Bağışıklık sisteminin anında cevap vermesini güçlendirecek etki gösteren Beta-glukan, haliyle kötü bakterilere, virüslere ve mantarlara karşı vücudu korumaktadır.

Beta-glukan bağışıklık sisteminin aşırı çalışmasına sebep olmadan, dengeleyici dediğimiz immünmodülatör olarak adlandırılabilir. Yapılan bilimsel araştırmalarda, kanser, mikrobik enfeksiyonlar, şeker hastalığı ve damar sertliği üzerinde olumlu sonuçları gözlemlenmiştir.Doğrudan bağışıklık sistemi hücreleri ile bağ kurup,onları güçlendirerek,aktif savunma yapması kansere karşı olan etkisini göstermektedir.Bu yararlarının yanı sıra Amerikan Kalp Birliği, Amerika Gıda ve İlaç Dairesi kısaca FDA ve Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Dairesi (EFSA) kolestrol düşürücü etkisini onaylamıştır.

Özellikle  kış aylarındaki enfeksiyonel hastalıklarda ve bahar dönemlerinde çoğu insanın karşılaştığı alerjik reaksiyonlarda hastaların kullanmayı seçtiği Beta-glukan  piyasada tablet formunda görülebildiği gibi bazı besinlerde de yüksek miktarda bulunmaktadır. Nedir  bu  besinler derseniz; ekmek mayasının hücre duvarında, yulafta, kepekte,çavdarda ,arpada ve tahıl tohumlarında yüksek miktarda mevcuttur. Endüstriyel maya yani fırıncı mayasının içindeki hamuru mayalayan ve kabarmasını sağlayan “Saccaharomyces cervisiae” bakterisinde bolca Beta-glukan bulunmaktadır. Ancak  maalesef fırında pişerken tüm bakteriler ölmekte ve o mis kokulu sıcacık çıkan beyaz ekmek içinde beta-glukan oranı oldukça azalmaktadır. Bu durum ekşi mayalı tam buğday ekmeğinde böyle değildir. Ekşi maya ile yapılan tam tahıllı organik ekmeklerin içinde beta-glukan ısı ile pişerken bozulmamakta,dolayısıyla kayıp gerçekleşmemektedir. Glisemik indeks değerine göre de diğer ekmeklere göre yüzde 33 daha düşük olan Beta-glukan kaynağı ekşi mayalı ekmeği, bağışıklık sistemi dengeleyicisi bağırsaklarda bulunan Probiyotiklerin (yararlı bakteriler) en sevdiği gıdalardan biridir.

Beta-glukan kaynağından faydalanabilmek için, piştikten sonra hızlıca bayatlayan ve içinde bakteri ile beta-glukan fakiri beyaz ekmek yerine ekşi mayalı organik tam buğday ekmek yemeyi tercih etmek yerinde olacaktır.

Şunu da bilmek gerekir ki; her ne kadar bağışıklık sistemini güçlendirip hastalıklara karşı vücudun direncini artırsa ve alerjilerin ağır semptomlarını azaltsa da bir takım insanlarda uzun süreli besin desteği olarak alınan Beta-glukanın  zararları da   görülebilmektedir.