Herkese selam, bugünkü konuğumuz ‘şans…

Şans diye adlandırdıklarız genelde olumlu şeyler oluyor öyle değil mi? 
ama belki de başımıza gelen en felaket olayda dahi şans bizimledir, hiç böyle düşündüğünüz oldu mu? Yoksa böyle düşünmek fazla mı olumlamacı olur ? soruları kendi içimizde cevaplandırdıysak gelin devam edelim, bakalım cevaplar bizi nereye götürecek…

Şanssızlığımız belki de şansımızdır. Başımıza bir anda iyi bir şey gelince bu bizim şansımız oluyor da neden kötü bir şey gelince yine de şansımıza olmuyor? Kötü bir olay yaşamak, kötü bir sonuç almak, kötü bir ana tanıklık etmek… bunların bizi asıl şansa götüren yol olmadığını nerden bilebiliriz… buna “yin yang” diyebiliriz. Hani şu “her beyazın içinde bir siyah vardır” sözü..
Takdir edersiniz ki bu süreçlerin tamamını öngöremeyiz. Hayatın bazı ön plana çıkan telaşları vardır. Bunlar; kariyer para, gelecek kaygısı diye sıralanıp gider. Bu telaşlar içerisinde başımıza gelen iyi kötü milyonlarca durum olacak elbette. Fakat mühim olan bu iyi ve kötü durumları nasıl yöneteceğimizdir. Kötü bir durumun içerisindeyken bunu ‘şanssızlığa’ yorup irdelemekten kaçındığımız zaman yolumuzu seçmiş oluyoruz. Aynı şey iyi durumlar için de geçerli; çok iyi bir konuma geldiğinizde veya belli bir maddi güce sahip olduğunuzda başarınızı göz ardı edip bunu şansa yorarsanız kendi farkındalığınızı zamanla kaybedersiniz. Ne karmaşık şey şu şans işi diyebilirsiniz,belki de haklısınız. Çünkü şans denen şey öyle çok yönlü ki ardında gerçekleşecek süreci görmediğimizden iyi mi kötü mü olduğunu kestiremiyoruz. Biz iyisi mi şöyle söyleyelim; şansımız yaver gitsin, gitsin ama o yaverlik bizi aldatmasın…