Ahlaki değerleri toplumlar belirler.

Fakat toplumun her ferdi o değerleri kabul etmek zorunda değildir. Kabul etmeyenler baskın değerlere karşı (örneğin cadı avı dönemi) mücadele eder ve zamanla eski ve zararlı değerleri tarihin çöplüğüne atarlar.

Tarih ve toplumsal ahlak hep böyle oluşur ve ilerler.

Osmanlının  ahlakı gider yerine cumhuriyet ahlakı gelir

İslâm cahiliye döneminin ahlakının yerine İslam ahlakını getirmiştir. Aydınlanma, Kilisenin ahlakının yerine yenisini getirmiştir.

Değişen ne peki sizce?

 Değişmeyen insan, ahlâk nasıl değişecek!

Hani anlatılır şöyle bı kıssa;

Cambazın biri, eşeği yularından çekip gelmiş pazara. Bir başka cambaz yanaşmış:

“Kaça bu eşek?”

“Bin lira!”

“Aldım gitti, ver elini helalleşelim!”

Birkaç kişi alıcının kulağına fısıldamış:

“Yahu görmüyor musun, bu eşek topal. Onun için ucuza verdi!”

“O eşek topal değil, tırnağının arasına taş kaçmış. Bu nedenle topal sanıp ucuza elden çıkarmaya bakıyor!”

Eşeği satana koşmuşlar:

“Yahu bu eşek topal değilmiş, tırnağına taş kaçmış!”

Satıcı gülmüş:

“Eşek topal olmasına topal da, öyle sansınlar diye taşı tırnağına ben koydum!”

Alıcıya koşmuşlar:

“Yahu bu eşek gerçekten topalmış, taşı o koymuş. Seni de kandırdı, parayı aldı!”

Alıcı döğünmeğe başlamış:

“Vay namussuz vay! Eğer verdiğim para sahte olmasaydı, beni kazıklayacaktı!”..

Çağımız insanının ahlâk yapısının özeti...!

Yalan söylediklerini biliyoruz.

Yalan söylediklerini biliyorlar.

Yalan söylediklerini bildiğimizi biliyorlar.

Yalan söylediklerini bildiğimizi bildiklerini biliyoruz.

Ama hâlâ yalan söylüyorlar...

Selam ve saygılarımla