Üniversite sınavlarında barajlar kalkınca bir şekilde üniversiteli olmak artık çok daha kolay. Sınava giriyorsunuz ve sıfır çekmediğiniz sürece bir yerlere yerleşme şansınız var!

Her gencimizin üniversite okuyabilmesi çok güzel. Keşke üniversiteyi bitiren her genç, kendi iş kolunda iş de bulabilse...

Ne yazık ki üniversite bitirmek artık iş bulmak için bir avantaj değil, neredeyse dezavantaj! Bunu istihdamla ilgili resmi ve sivil birçok ağızdan duyuyoruz. Özellikle sanayi alanında meslek eğitimi almış ve deneyimi olan ara elemana ihtiyaç var. Meslek lisesi mezunları bu anlamda iş bulmak için çok daha şanslı. Çünkü hem ellerinden iş geliyor hem de beklentileri üniversite mezunları kadar yüksek değil...

Gelelim üniversite okumanın zorluklarına. Ailenizin yaşadığı kentte okuyorsanız çok sorun yok, tıpkı liseye gider gibi her gün okulunuza gidip geleceksiniz. Ama okumak için başka bir şehire gitmek istiyorsanız, hele de burası bir büyük şehirse işiniz gerçekten zor. En büyük zorluklardan biri de barınma sorunu...

Son bir kaç yıldır hızla artan ev kiraları ve özel yurt fiyatları nedeniyle devlet yurtları çok cazip hale geldi. Ancak bazı bölgelerde yeterli kontenjan olmayınca öğrenciler de mağduriyet yaşıyor. Devletin verdiği 850 TL'lik öğrenim bursu günümüz şartlarında çok yetersiz. Öğrenci bu parayla barınma sorununu mu çözsün, karnını mı doyursun, diğer ihtiyaçlarını mı gidersin! Hele de devlet yurdunda yer bulamadıysa işi çok daha zor...

Aileden destek almadan veya part-time bir iş yapmadan bir öğrencinin okuması mümkün değil. Peki Türkiye'de pek çok aile gibi asgari ücretle geçinmeye çalışan bir babanın çocuğuysa ve çalışacak iş veya imkan bulamıyorsa ne yapacak bu çocuk? Ailesinden destek alamayacak, ek bir geliri olmayacak ve 850 TL'ye talim edecek. Hayatının baharında, üniversiteye başlarken kurduğu güzel hayalleri yıkılmaz mı bu çocuğun!

Eğitim sorunları, hele de üniversite öğrencilerinin sorunları çok iç burkucu. Çünkü bu sorunlar toplum olarak geleceğimizi yakından ilgilendiriyor. İyi bir gelecek kurmak için, tamamen bitiremesek de en aza indirmeliyiz çocuklarımızın, gençlerimizin sorunlarını...