Enerji iş yapabilme yeteneği, kuvvet uygulama veya bir nesneyi, bir kütleyi bir yerden bir yere taşımak için gereken güç vb. olarak çok çeşitli açıklamaları olan bir kavramdır. Enerji aynı zamanda tüm canlı varlıkların yaşamlarını idame ettirebilmeleri, çalışabilmeleri, iş üretebilmelerinden başka kendi varlıklarını koruyabilmeleri için elzem gereksinim duydukları en temel fonksiyonlardan biridir. 
Son yıllarda en çok bilinen enerji kaynakları fosil yakıtlardır. Kömür, petrol ürünleri,  diğer yakıtlar,   çevre kirliliğine, küresel ısınmaya ve iklim değişimlerine neden olan en önemli kirleticilerdir.  Başlıca enerji kaynağı olarak en çok tüketilen ve buna bağlı olarak da rezervleri hızla azalmakta olan fosil yakıtların yerine, çevre ile dost, muhtemelen maliyeti daha az, ülkelerin öz kaynaklarına da yönelik olabilecek, sürdürülebilir enerji kaynakları olarak yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim oldukça artmıştır. Doğal gazda bir çeşit fosil yakıttır. Çevre kirletici olarak kömür ve petrol ürünlerinin arkasında gelmekte olan Dünya’da doğal gaz rezervlerinin ömürleri oldukça sınırlıdır. 
Başlıca yenilenebilir. enerji çeşitleri ise güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, biyokütle enerjisi, jeotermal enerji, hidroelektrik enerji, hidrojen enerjisi, dalga enerjisidir. Bu enerji çeşitlerinin çevreye ve insan avantaj ve dezavantajları vardır ancak hiçbiri fosil yakıtlara göre zararlı olma, sera gazları etkileri en alt düzeydedir veya bazılarında hiç yoktur. Yenilenebilir enerji kaynaklarının pek çoğunun sürdürülebilir olması, ülkemizin öz kaynaklarına yönelik olması, dışardan alınma veya ithal etme gibi durumlarının olmaması büyük avantajlar sağlamaktadır. Yukarıda söz konusu olan enerji çeşitleri çoğunlukla kendi öz kaynaklarımızda mevcuttur. Ülkemizin enerji gereksiniminin yaklaşık yüzde yetmişi yurt dışından sağlanmaktadır. Kendi öz kaynaklarımızla yenilenebilir enerjileri üretme yolunda olmalıyız. Ülkelerin gelişmişlik ölçütlerinden bir tanesi kişi başına tüketilen enerji miktarı ile ilintilidir.
Öncelikle söz konusu yenilebilir enerji kaynakların değerlendirilerek işletmelerin açılması, tesislerin ve kurumların kurulması istihdam sağlayacak işsizliği önlemede çarelerden biri de olacaktır. İnsan yansımalarından biri de budur. Diğer taraftan pek çoğunun çevre ile dost olması karbon salınım oranlarının hiç olmaması ya da en aza indirgenmiş olması sera gazlarının azalması, çevre kirliliğinin azalması ve çevrenin korunmasında büyük etken olmalıdır.
Fosil yakıtlardan gelen çevre kirliliği faktörleri, atıklar gıda güvenliğini ve insan sağlığını oldukça önemli ölçüde riske atmakta, tehlike oluşturmakta ve tehdit etmektedir. Tarım ürünlerine bazı zararlı maddeler bulaşmakta ve gıda zincirinden sofralarımıza kadar gelebilmektedir. Bu durum en önemli insan yansımalarından diğer bir tanesidir. 

Nitekim bu alanlarda da yatırımlar devam etmektedir. “Yenilenebilir enerji santrallerinin toplam elektrik kapasitesi içindeki payı 2021 Ağustos sonu itibari ile  yüzde 53,15'e yükseldiği, elektrik kurulu gücünün yüzde 32’sini hidroelektrik, yüzde 10,2’sini rüzgâr enerjisi, yüzde 7,5’ini güneş enerjisi, yüzde 1,7’sini jeotermal ve yüzde 1,8’ini biyokütle santralleri oluşturduğu”  (https://temizenerji.org/2021/09/17/) ifade edilmiştir. En çok kapasite artışı rüzgâr enerjisinde gerçekleştirilmiştir.  

Diğer taraftan fosil yakıtların bizim oldukça yakınımızda bulunan, sınır olduğumuz veya sınır olmadığımız bazı ülkelerde yoğunlaşmış olması jeopolitik ve siyasi, askeri sorunlara yol açması da olasılıklar dahilinde olabileceğini düşünüyorum. Nitekim bu bölgelerden büyük insan göçleri de yaşanmaktadır. Enerji birikimi Dünya’nın gözünün bu bölgelere odaklanmasını mı sağlamıştır?” acaba diye düşünmeden edemiyorum. 
Daha temiz bir çevre öncesi Kyoto Anlaşması sonrası Paris Sözleşmesinde olduğu gibi karbon salınımlarını azaltmak ve Dünyada hızla artan nüfusla birlikte enerji gereksinimlerini karşılamak hayatın idame ettire bilinmesi için hedeftir. Bunun yanı sıra gıda güvenliğine yardımcı ve destek olmak yani insan ve toplum sağlığını korumak hatta jeopolitik ve siyasi durumlar ve belki de olası bazı savaşları, büyük insan göçlerini önlemek de diğer hedefler arasındadır. Buna göre politikalar, iktisadi hedefler belirlemek, projeksiyon çalışmaları yaparak ülkemizin yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirip, yatırımlar yaparak dışa bağımlılığı azaltmak,  kalkınmış refah ülke olma yolunda ilerlemek gelecek kuşaklara bırakılacak en önemli mirastır.