Yüksek enflasyon ile boğuşan Türkiye çok önemli bir süreçten geçiyor.

Seçimlerin yaklaşmasına yakın son olarak TÜİK, enflasyonu yüzde 64 olarak açıkladı.

Ama bu rakam bir çok kesim tarafından gerçek bulunmuyor.

Son iki senedir ev, otomobil ve altındaki yükselişler dikkat çekiyor.

İnşaat maliyetlerinin artması konut ve kira fiyatlarının da hızla yükselmesine neden oldu.

Kiracıların mağdur olmaması için alınan 'yüzde 25'lik tavan artış' kararı, kirada yaşayan vatandaşların derdine çare olmadı.

Bunu etrafımızda rahatlıkla görebiliyoruz.

Konut fiyatları da büyük oranlarda hala yükselmeye devam ediyor.

Bundan iki sene önce alınan bir ev fiyatının artış oranı yüzde 400 ve 500’lere çıktı.

En kötü diyebileceğimiz mahallerde konut fiyatları 1 milyondan başlıyor.

Gayrimenkul her dönemin yatırımcına kazandırıyordu fakat son yıllarda daha da kazandırdı.

Şunu ayrıca belirtmek isterim;

Altın, parasını güvende tutmak isteyenler için bir liman olarak biliniyor.

Fakat son 2 senedir bir yatırım aracı haline geldi ve şimdi belirli seviyelerde düşüp çıkıyor.

Artık bankalarda altın alım satımları çoğaldı.

Bankalar da önceden alım ve satımdaki 7-8 lira olan kar oranlarını 40-50 liralara dayandırdı.

Çünkü altında durmadan yükseliyor.

Bir de otomobil çok kazandırdı.

Tabi bu kazandırma yatırımı düşünenler için oldu.

Aslında genel olarak tüm araçlarda diyebiliriz.

Önce koronavirüs sonrasında ekonomik kriz araç üretimini neredeyse durma noktasına getirdi.

Bu da önce ikinci elde sonrasında da sıfır araçlarda büyük artışlara neden oldu.

Şuanda bile araçların fiyatları kısa sürede yükseliyor.

Bu ay sorduğun rakam, 2 ay içerisinde farklı bir rakama ulaşıyor.

Şunu açıkça gördük enflasyonun yükseldiği ülkelerde konutun yanında altın ve araçlar da yatırım aracı haline geldi.

Bundan sonra ne olur bilemeyiz.

Hükümet enflasyonu düşürmek için tüm araçlarını kullanıyor.

Doları sabit tutma politikası gözle görülüyor.

Ama bu üç unsur alıcısına kaybettirmeyecek gibi gözüküyor.