İcarede kiralayana müstecir, kiraya verene acir, icare akdine konu olan işçiye ecir ve menfaate karşılık verilen bedele ücret denir. Fıkıh literatüründe icare akdi hem gayrimenkul ve menkul eşyanın kiralanmasını hem de hizmet tabanlı olarak insanın çalışmasını konu alan emek anlaşmalarını kapsar. Fakat günümüzde icare işlemleri çeşitli taşınmaz, mal ve ekipmanların kiralanması noktasında karşımıza çıkmaktadır. İcare işlemlerinin şekli ve kapsamı toplumsal alışkanlıklar ve şartlarla yakından ilişkili olmasından ötürü Kur'an ve sünnette gibi belirleyici kaynaklarda ayrıntılı hükümlerle düzenlen-memiş, kolaylık olması açısından genel bir çerçeve çizilmiştir. Günümüz itibariyle Leasing/Finansal Kiralama kapsamında olan icare işlemlerinde, anlaşma esnasında kiralanan şeyin kullanım şeklinin ve kira bedelinin tartışmaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Anlaşmanın sağlanması üzerine, kiraya veren kimsenin kiralanan şeyi kullanıma elverişli olarak kiracıya teslim etmesi ve kira süresince kullanıma elverişli bulundurması, ihtiyaç olduğunda bakım ve onarımını yaptırması, kiraya verenin sorumluluklarındandır. Buna karşılık kiracının, kiralanan şeyi anlaşmanın ve örfün gerektirdiği gibi kullanması ve kira bedelini ödemesi gerekir. Kira süresinin dolmasıyla kira anlaşması sona erer, kiralanan şeyin tahliye edilmesi gerekir. Kiralama işlemi şöyle yapılır: Kişi almak istediği bir malın, Katılım Bankası tarafından alınıp kendisine normal kira bedelinin çok üstünde ödeyeceği be-dellerle kiralanmasını istemektedir. Katılım Bankası da müşteriyi araştırmakta ve malı alıp mülkiyetini müşteriye devretmeden belli vadelerde ödeyeceği kira bedelleri karşılığında malı müşteriye kullandırmaktadır. Kira süresi sonunda, Katılım Bankası söz konusu malı müşteriye ya hibe etmekte ya da sembolik bir bedel karşılığında satmaktadır. Bir malın gerek vadeli/taksitli gerekse peşin olarak satılması durumunda söz konusu malın mülkiyeti müşteriye geçmektedir. Mal vadeli/taksitli olarak satılmışsa müşteri artık belirlenen vadede/vadelerde ödemeyi yapmakla mükelleftir. Ancak bu durum satıcı açısından risk oluşturmaktadır. Zira malın mülkiyeti alıcıya geçmiş fakat malın bedeli henüz tahsil edilmemiştir. İşte bu riskin ortadan kaldırılması için malın bedeli tamamen ödeninceye kadar mülkiyetinin satıcıda kalmasını temin edecek bir finans yöntemi geliştirme ihtiyacı duyulmuştur. Bugün itibariyle leasing yani finansal kiralama bu gereksinimi karşılayacak bir anlaşma türü olarak varlığını devam ettirmektedir. Haftaya her ne kadar ülkemizde pek kullanılmasa da ilerleyen dönemlerde ticaret hayatımıza girmesi muhtemel olan Selem ve İstisna akitlerini işleyeceğiz. Herkese mutlu, bereketli ve hayırlı haftalar dilerim.