Bayramlar, milletçe en mutlu günlerimiz. Milli bayramlarda gururlanır, dini bayramlarda kardeşçe bir arada olmanın coşkusunu yaşarız.
Kurban Bayramını diğer bayramlardan ayrı kılan; onca güzelliğin yanı sıra, kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasıyla fakir fukaranın gözetilmesidir.
Son dönemde artan enflasyon ve alım gücünün azalması, bu sene kesilen kurban sayısının da azalmasına ve beraberinde fakir fukaraya daha az et ulaşmasına neden olacak gibi görünüyor.
Önceki gün kurban pazarı olarak bilinen Manisa Canlı Hayvan Borsası'na gidip kurbanlık hayvan satmaya çalışan besicilerle görüştük. Açıkçası pazar çok sakindi ve 'tatlı bir kurban bayramı telaşı' göremedik. Kime kulak versek dert işittik, mikrofonu kime uzatsak yaşanan sıkıntıları dinledik.
Tüm besicilerin ortak şikayeti girdi fiyatlarının çok artması. Geçen seneye göre yem fiyatının 4 kat, saman fiyatının 3 kat arttığını söylüyorlar. Arpa, yulaf gibi besinlerin fiyatları de benzer şekilde yükselmiş. Her sektörü direk etkileyen mazot fiyatlarındaki artışı zaten hepimiz biliyoruz.
"Hal böyle olunca kurbanlık fiyatlarının da 3-4 kat artması gerekir ki para kazanalım" diyorlar. Peki kurbanlıklar ne kadar artmış? Yaklaşık yüzde 100 oranında. Bu durumda vatandaşlar için kurbanlık fiyatları çok yüksek görünürken, satıcılar için bu fiyatlar kesinlikle maliyeti kurtarmıyor.
Asgari ücretle geçinen bir kişi, yeni yapılan maaş zammını bu aydan almış olsa ve tüm maaşını  cebine koyup da hayvan pazarına gitmiş olsa bile 5 bin 500 liraya ancak ortalama bir küçük baş kurban hayvan alabiliyor? Dolayısıyla asgari ücretle geçinmeye çalışan birinin kurban  kesebilmesi pek mümkün görünmüyor.
Emekli de benzer şekilde. Bu gün 10 bin TL'nin altında maaş alan bir emeklinin, eğer ek gelirleri yoksa kurban kesmesi yine çok zor. Peki emeklilerin kaçta kaçı 10 bin TL'nin üzerinde maaş alabiliyor?
Aslında bu hesapları bir kenara bırakıp Türk-İş'in açlık ve fakirlik sınırına ilişkin ücretlere bakmak gerekir. Mesela 20 bin TL'nin altında ücret alan bir kişi fakir sayılıyor! 6 bin 300 TL'nin altında maaş alan (yani tüm asgari ücretliler) aç kabul ediliyor.
Kurban kesmenin iyice zorlaşması, daha önce kesebiliyorkan artık kesemeyecekleri büyük bir üzüntüye sevk ederken, hayatlarında belki de sadece kurban bayramlarında et yiyebilen onca insanı da etkileyecek. Belki bazı insanlara hiç et ulaşamayacak...
Son yıllarda Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı başta olmak üzere birçok vakıf ve kuruluş, kurban bağışı toplayıp fakir ailelere dağıtmaya çalışıyor. Dileriz bu kuruluşlar her şeye rağmen daha fazla bağış toplayabilir, daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşabilir...
Bu sene ki Kurban Bayramı duamız da bu olsun...