Kurban Bayramı Yaklaşırken…

YAYINLAMA:
Kurban Bayramı’na sayılı günler kaldı. Şimdiden bayram telaşı kendini hissettirmeye başladı bile. Otogarlarda yoğunluk, marketlerde kalabalık, insanlarda tatlı bir koşuşturma… Kimi memleketine gitme planı yapıyor , kimi aylardır görmediği sevdiklerine kavuşma heyecanını yaşıyor. Çalışan insanlar için de bayramın başka bir anlamı var aslında. Birkaç günlüğüne de olsa dinlenebilmek… Sabah alarm kurmadan uyanmak, ailesiyle uzun uzun oturabilmek, belki deniz kenarında bir nefes almak… Çünkü artık insanlar sadece fiziksel değil ruhen de yoruluyor. Günler birbirine karışıyor bazen. İş, trafik, sorumluluklar, yetişmesi gereken şeyler… İnsan kendine bile vakit ayıramaz hale geliyor. İşte tam da bu yüzden bayram yaklaşırken içimizde küçük de olsa bir “durma” hissi oluşuyor. Sanki hayat birkaç günlüğüne yavaşlayacakmış gibi… Çocukların heyecanı ise hala aynı… Yeni kıyafetlerini düşünenler, bayram harçlıklarını hesaplayanlar, misafir gelecek diye sevinenler… Bayramların en güzel tarafı belki de hâlâ çocukların dünyasında saklı. Eskiden bayramlar sanki biraz daha başkaydı diye düşünüyorum. Daha sade ama daha samimiydi. Kapılar daha sık çalınır, sohbetler daha uzun sürerdi. Şimdi herkesin elinde telefon, aklı başka yerde… Herkes bir yere yetişmeye telaşında. Ama yine de bayram yaklaşınca insanın içinde küçücük de olsa bir sıcaklık oluşuyor işte. Belki de bayramlar bize hala aynı şeyi hatırlatmaya çalışıyor : Ne kadar yorulsak da ne kadar uzaklaşsak da insanın yine insana ihtiyacı var… Bir kahvenin etrafında yapılan sohbetin, uzun zamandır görmediğin birine sarılmanın, kalabalık bir sofrada birlikte gülmenin yerini hiçbir şey tutmuyor aslında. Çünkü bazı duygular ne kadar zaman geçerse geçsin değişmiyor. Ve galiba bayramlar, hayatın bütün karmaşasının içinde bize hala biraz “ biz olmayı” hatırlatan en güzel zamanlardan biri olmaya devam ediyor…
Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız