Aylarca süren hazırlık, çözülen binlerce soru, yapılan deneme sınavları ve sonunda gelen sınav günü…
LGS bitti.
Bu süreç boyunca çocuklarımız büyük bir emek verdi. Kimi zaman yoruldular, kimi zaman motivasyonlarını kaybettiler, kimi zaman da vazgeçmek istediler. Ama yine de hedefleri için çalışmaya devam ettiler. Ertelenen oyunlar, sınırlandırılan ekran süreleri, vazgeçilen etkinlikler ve ders programı ile geçen uzun aylar onların hayatının bir parçası oldu.
Ancak kabul etmemiz gerekir ki bu maratonu sadece çocuklarımız koşmadı.
Anne babalar da bu yolculuğun sessiz kahramanlarıydı. Onlar da çocuklarıyla birlikte erken kalktılar, deneme sonuçlarını takip ettiler, kaygılarını bastırıp güçlü görünmeye çalıştılar. Kimi zaman çocuklarının moralini yükseltmek için kendi yorgunluklarını ertelediler, kimin zamanında geceleri herkes uyuduktan sonra gelecek kaygılarıyla baş başa kaldılar.
LGS sürecini yalnızca çocuklarımız yaşamadı; biz ebeveynler de onlarla birlikte bu yolculuğun içindeydik.
Belki bazen gereğinden fazla hatırlattık, fazla soru sorduk, kaygılarımızı çocuklarımıza yansıttık. Belki de iyi niyetle kurduğumuz bazı cümleler onların üzerinde baskı oluşturdu. Bazı zamanlar ise tam tersine, yorulduklarını düşünerek fazla tolerans gösterdik, eksiklerini görmezden geldik.
Çünkü bizler de bir denge kurmaya çalışıyorduk.
Bir anda çocuklarımızın başarılı olmasını istiyor, diğer yanda onların çocukluklarını yaşamalarını önemsiyorduk. Ne çok sıkmak ne de tamamen serbest bırakmak kolay değildi. Her anne baba kendi doğrularıyla, kendi kaygılarıyla ve kendi imkanlarıyla bu sürecin içinde yer aldı.
Aslında bugün dönüp baktığımızda şunu görüyoruz : LGS yalnızca çocuklarımızın değil biz ailelerin de sınavıydı. Kimi zaman aynı masanın etrafında oturulup sorular çözüldü, kimi zaman sessizce bir odanın kapısı kapatıldı. Kimi zaman bir deneme sonucuna birlikte sevindik, kimi zaman hayal kırıklıklarını birlikte yaşadık.
Ve şimdi sınav bitti.
Belki çocuklarımız kadar biz de ebeveynler de derin bir nefes alma ihtiyacı hissediyoruz. Çünkü aylar boyunca hep birlikte aynı hedefe odaklandık. Şimdiyse sonuçları beklemeden önce hem çocuklarımızın hem kendimizin verdiği emeği görme zamanı.
Bu nedenle ilk yapılması gereken şey, sınav sorularını tekrar tekrar konuşmak ya da net hesaplamak değil ; bu uzun yolculuğun tamamlandığını fark etmek.
Çocuklar sınavdan çıktıktan sonra ilk duydukları cümleleri uzun süre unutmazlar. “ Kaç net yaptın?” , “ nasıl geçti?”, “ kaç puan alırsın sence?”… Bu gibi sorular çoğu zaman kaygıyı artırmaktan başka bir işe yaramaz. Bunun yerine “ kendini nasıl hissediyorsun?”, “ bak bitti işte şimdi dinlenme zamanı yapalım mı?”, “ sınavla ilgili konuşmayalım olur mu?”… gibi sorular çok daha destekleyici olacaktır.
Çünkü artık sınav geride kalmıştır. Sonuç değişmeyecektir. Ancak çocuğun yaşadığı duygulara nasıl eşlik edildiği, bu süreci nasıl hatırlayacağını belirleyecektir.
Şimdi çocuklarımızın biraz dinlenmesine izin verme zamanı. Belki geç kalkacaklar, arkadaşlarıyla vakit geçirecekler, uzun zamandır erteledikleri şeyleri yapacaklar… Bu bir tembellik değil ; uzun bir maratonun ardından gelen doğal bir dinlenme ihtiyacıdır.
LGS bitti. Şimdi hem çocuklarımız hem biz ebeveynler için biraz nefes alma zamanı.
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.